top-logo

19 Recep 1440

Ağzı Var Dili Yok!

Ağzı Var Dili Yok!

Dil cüssesi bakımından çok küçük ancak cürmü ve taati çok büyüktür. Yani dil ile işleyeceğimiz bir cürmü belki yerine göre başka azalarımızla işleyemeyiz. Başka azalarımızın yapamayacağı zikir ve taatler, dil için çok kolaydır. Mesela; Sübhanallahi ve bihamdihi ve Sübhânellâhil’azîmi zor bişey değil belki günde 1000 defa söyleyebiliriz ve bunu hiç bir azaya yaptıramayız. Hem zikir de Allah’a çok sevimlidir. Ebû Hüreyre’den: Peygamber Sallalla­hu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: “İki söz vardır ki onlar dile hafiftir­ler, terazide ağırdırlar; Rahman olan Allah’a sevimlidirler, bunlar: Sübhânellâhi ve bihamidihî, Sübhânellâhil’azîmi.” (“Allah’a hamd ederek O’nu noksanlıklardan tenzih ederim, Yüce Al­lah’ı tenzih ederim”). (Buhari, Kitâbu’d-Daavât, 65)

Konuşma; insanoğlunun hayvandan ayıran en önemli özelliklerden bir tanesidir. Akla gelen her sözü doğru yanlış dikkate almadan zikretmek bizleri ahirette mesuliyet altına sokacaktır. Halis mümin konuşursa hayır konuşur. Kim Allah ve ahiret gününe iman ediliyorsa yani iman-i kamil ise ya hayır konuşsun ya da sussun. Kelama başlandığı zaman ya hayırlı şeyler konuşacağımız; fıkıhtan, Allah’tan konuşacak, emr-i bil maruf yapacak veya müsbet ilimlerden tıptan, kimyadan fizikten aile hukukundan, vesaire konuşacağız ya da susacağız. Ahirete iman ediyorsak bunlara uymaya çalışacağız.Onun dışından konuştuklarımız bizim için zarar olabilir. Dil Allah’ın insana vermiş olduğu bir nimettir. Bunu kâra ya da zarara çevirmek yani kendi lehimiz veya aleyhimizde kullanmak bizim elimizdedir. 

Dil öyle bir azadır ki olmayan şey hakkında konuşabilme imkanı sağlar. Ama diğer azalar öyle değildir. Mesela; göz sadece renkleri ve suretleri görebilir, olmayan bir şeyi göremez, duyamaz, koklayamaz. Ama konuşulabiliriz. Dil yapabiliyor bunu. Mesela dokunma duyunda ise sadece tenin dokunarak cisimlerle iletişime geçmesi söz konusudur. Dolayısıyla insan konuştuğu zamanda ya hayır konuşur kâr olur ya şer konuşur hüsran olur. Sonrasında anlar ise pişman olur. Ahirette anlarsa bu çok geç olur. Orada tövbe istiğfar yok, pişmanlık yok, ibadet etmek yoktur.

Dilinle helali haram haramı helal yapsan, bilmediğin bir meselede bilmişlik yapsan veya konuşulması gereken yerde sussan hep dil yüzünden sorumluluk altına girmiş olursun. Bir yalan söylesen, Kuran’da olan bir ayeti yalanlayıp yok desen, peygambere dil uzatsan, masum bir insana iftira atsan veya gıybetini etsen bu sözlerden dolayı ahirette sorumlu tutulacağını unutmamak gerekir.
İnsan 3 şeyde susar, 1 şey için konuşur. Bunlar;

  1. Öyle bir söz ve cümle ki söyleyince onu konuştuğun zaman zarar ediyorsan bu halis zarardır. Sükut etmek gerekir.
  2. Hem faydası var, hem zararı varsa bu iki durumda da sükut etmek gerekir.
  3. Ne faydası ne zararı olmayan sözler ise fuzuli sözlerdir. Burada da zamanı israf etme söz konusudur. Zaman israf edilirse geri gelmez. Zaman zayi edilmiş olur. Sükut etmek bizim için daha hayırlıdır.
  4. Halis fayda olan kelimeler ise bizleri bazen günaha meylettirebiliyor. Mesela ayet, hadis okuyor, nehyi anil münker ediyorsun. Güzeldir ancak olurda enaniyet edersen, kendini beğenirsen, riya yaparsan hayır konuşman senin için bu kez şer olur. Bu yüzden dikkatli olmak gerekir. Bu hasletler oluşuyorsa temkinli olabilir, sükut edebiliriz.

Peygamber Efendimiz buyuruyor: Kişinin müslümanlığının güzelliğindendir. Neyi yapması malayaniyi terk etmesi. (Malayani – Seni ilgilendirmeyen sözler, boş ve yararsız, saçma.) Güzel bir müslüman olmayı istiyorsak malayaniyi terk etmeliyiz. Sarf ettiğimiz sözlerle birlikte tükettiğimiz bir nefesimiz vardır. Nefes ise bizim sermayemizdir onu malayani konuşarak boşa harcamamalıyız.

Bir rivayete göre kişinin her konuştuğu kelimeye Allah’u Teale tarafından 5 soru soracak: 

  1. Niye konuştun bu seni ilgilendiriyor muydu?
  2. Söylediğin zaman sana fayda verdi mi? 
  3. Söylemeseydin zarar görür müydün? 
  4. Sussaydın ya. O susmanın akıbeti olarak selamet kıyısına varmaz mıydın? 
  5. O kelimenin yerine Sübhannalahu velhamdülillahi vela ilahe ilahe illallahu vallahu ekber deseydin Sevabını elde etmez miydi?

 Peygamber efendimiz buyurmuş 4 şey vardırki kimde varsa halis münafıktır.

  1. Emanet edildiği zaman ihanet eder.
  2. Konuştuğu zaman yalan söyler.
  3. Sözleşme olduğu zaman kazık atar.
  4. Mücadele ettiğin zaman tartıştığın zaman da fasıklık yapar. Hak onun umrunda değildir. Kendi batıl davasını üste çıkarmak için elinden geleni ardına koyması.

Lokman Aleyhisselam veya Süleyman Aleyhisselam  tarafından rivayet edildiği söylenen şu söz çok manidardır: “Söz gümüşse, sükut altındır.” Denilmiş. Bu sözün manası şudur; Allah yolunda ibadet ve taat etmek mesela diliyle zikir yapmak gümüşse, Allah’u Teala’nın haram kıldığı şeyleri konuşmamakta yani gıybet yapmamak, laf taşımamak, yalan konuşmamakta altındır. Zor olan nefse tatlı gelen durumlarda susmanın değerini daha yüksek olduğu dile getirilmiş. Dilin tuzaklarını kendi lehine veya aleyhimizde kullanabiliriz. Her zaman ölüm benim önümdedir düşünecesi kafamızın içinde olması bizleri günahlara düşmemek hususunda temkinli olmamızı sağlayacaktır. Allah bizleri tövbe edip tövbesinde duran mümin kullarından eylesin. Âmin.

Yazar : Mahmut Oran


Etiketler : başyazı | boş konuşmamak | diline sahip çık | malayani sözler |