top-logo

16 Cemaziye'l-Ahir 1440

ADİL DÜZEN VE GENÇ

ADİL DÜZEN VE GENÇ

Hayat, doğum ile ölüm aralığından ibarettir. Bu aralıkta, tıpkı doğum ile ölüm gibi zıt ifadelerle sıkça karşılaşırız. Doğru ile yanlış, faydalı ile zararlı, adalet ile zulüm, savaş ile barış… Bu zıtlıkların belli yasa, kural, ilke ya da yönteme göre düzenlenmiş durumuna düzen denir. Kaos ortamına dönüşmeden ideal bir yapıyla oluşan durum ise adil düzendir. Temelinde sevgi, hoşgörü, kardeşlik ve barış olan adil düzenin kurucuları ve teminatı da gençlerdir.

Bu düzenin aksine, bugün içinde bulunduğumuz dünyada yanlışın, zararlının, zulmün ve savaşın hâkim olduğu bir düzen vardır. Bir tarafta açlıktan ölen milyonlarca insanın, diğer tarafta tokluktan şişen karınlarla mücadele eden ülkelerin olduğu; ırkçı emperyalist sistemlerle insan haklarının hiçe sayıldığı, sözde yasak kimyasal silahların kullanıldığı ve çocukların katledildiği bu dünyanın en büyük ümidi taze ve genç beyinlerdir. Adil düzen onların sayesinde kurulacaktır.

Adil düzeni kuracak olan genç; bir davası ve gayesi olan, hedefe giden yolda önüne çıkan kayayı tekmeleyecek güçte, korkusuzca inandığı değerleri haykıracak aşkta, hedefinin rüyalarını bile işgal ettiği heyecanda olan gençtir. Önce kendi nefsini düzene soktuğunda, dünyanın zulüm sistemine çomak sokan genç olacaktır. İnanç ve ahlakı sağlam olan gencin dünyayı düzene koymaması düşünülemez.

İnancın ve ahlakın sağlam olması, her zaman uyanık olmasıyla sağlanacaktır. İnanç, ahlak ve maneviyatının; bir takım medya kuruluşları ve yayın organlarıyla dejenere edilmesine asla izin vermemelidir. Çağına, inandığı değerlere aykırı olmayacak şekilde ayak uydurmasını bilmelidir. Sayısız nimeti de, illeti de olan interneti, faydalı ve akılcı kullanmalı; vaktini öldüren bir silah haline getirmemelidir.

Kimi zaman yanlış arkadaş seçimi, kimi zaman yaşadığı sıkıntıları unutturacağını sanması sebebiyle başladığı zararlı alışkanlıklar da hedefe giden yolları tıkayan büyük etkenlerdendir. İdeal düzenin genci, bu alışkanlıkların en uzağında olmalıdır.

Anlatılan her masalı tarih kitabı sanmayan genç, inanç ve ahlakını sağlamlaştırma adına büyük bir adım atmış demektir. İşte sayesinde adil düzenin kurulacağından bahsettiğimiz genç odur.

Nefsini bu şekilde düzene koyan gencin bir sonraki hedefi toplumu düzeltmektir. İnanç özgürlüğünü benimseyip, kutuplaştırma ve ötekileştirmeleri reddeden genç; toplumu ayakta tutan değerlerin taşıyıcısıdır. ‘’Kadın düşerse toplum düşer.’’ İlkesini benimsemiştir ve kadına değer verir. Toplum için, ahlaktan asla taviz vermez. Batı taklitçiliğiyle aslını unutan genç adil düzenin kurucusu olamaz.

Baskı ve tahakkümün olmadığı, tarafsız ve bağımsız adaletin tesisi için uğraşır. Hakkın hâkim olduğu bir toplumda zulüm düşünülemez. Hakkın hâkim olabilmesi için de eğitim en önde gelen şartlardandır.
Okuyan toplum, gelişen ve kalkınan toplumdur. Gençler okullarını; istihdamın yüksek olması durumunda, işsiz olarak değil, üreten ve geliştiren olarak bitirirler. Üreten genç, ülkenin en büyük kalkınma teminatıdır. İstihdamın sağlanması ise güçlü ekonomik faaliyetlerle gerçekleşecektir.

Ülkesi için kuracağı adil düzende, tarım, hayvancılık ve sanayide kendine yetme; dışa bağımsız, üreten ve ihraç eden olma; açacağı sanayi tesisleri ve fabrikalarla istihdamı en yüksek seviyelere çıkarma; yüksek kaliteli yaşam standartları oluşturma fikri vardır. İşte bu sayede kalkınan Türkiye’nin yolu açılmış olacaktır.
Adil düzen gencinin hedefi, ülke sınırlarından geniştir. O bütün dünyanın sulhü için çalışır. Bu bağlamda küresel güçlerin boyunduruğu ve dayatmalarını kati bir suretle reddeder. Başta İslâm ülkeleri olmak üzere, zulüm altında olan coğrafyalara liderlik edecek Türkiye’nin kurulmasında öncüdür.

Şunu bilmeliyiz ki adalet ve gerçek hak anlayışlarıyla yoğrulmuş, itibar ve şerefi önemseyen, huzuru ve kalkınmayı hedef edinen gencin önündeki engeller çakıl taşlarından ibarettir. Bütün insanlığın mutluluğu için çalışan genç, arkasındaki en büyük desteğin rabbi olduğunu bilir. Bu yolda gerekirse gençliğini feda eder. Hakkın tesisi için çalışmanın, neslinin refahı için önemli olduğunun farkındadır.

Sahte kahramanları, oturduğu yerden ahkâm kesen şam babalarını, faydasız bir uğraşla bir günde şöhret kazananları örnek almaz. Yoluna, yol açanları ve ışık tutanları örnek alarak başlar. Bir kere yola çıktı mı hedefe varıncaya dek bir daha arkasına bakmaz. ‘’İnanç, tekeden süt çıkarır.’’ Düsturuyla yola çıkan o genç çok iyi bilir ki zafer, inananlarındır!

Yazar : Dilbesitare


Etiketler : Adil | başyazı | Düzen | genç | islam |