top-logo

14 Ramazan 1440

Nefislerimizi neyle meşgul ediyoruz?

Nefislerimizi neyle meşgul ediyoruz?

Ankebut Suresi’nin 57. ayetinde;
كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِ ثُمَّ اِلَيْنَا تُرْجَعُونَ (Kullu nefsin żâ-ikatu-lmevt(i)(s) śümme ileynâ turce’ûn(e))
“Her nefis ölümü tadıcıdır; sonra bize döndürüleceksiniz.” ayeti kerimede nefislerimizin ölümü tadacağını Allah’u teala bizlere ikaz ediyor. Bu dünyada nefsimiz herşeyden sonra ölümü tadacak. O zamana kadar nefsimizin her halinden mesulüz.

Peki nefsimize ne kadar hakimiz, nefsimizi ne kadar sıklıkla uyarıyoruz. Hadisi şerifte “Gerçek pehlivan öfkelendiği zaman nefsine hakim olabilen kimsedir.” buyuruyor Peygamber Efendimiz (sav).

Bu yüzden her zaman nefsimizi ikaz edeceğiz. Peki nefsimizi nasıl ikaz edebiliriz. Her durumda nefsimizi meşgul edeceğiz. Eğer nefsimizi meşgul etmezsek, nefsimiz bizi kendi işleri ile meşgul eder.

Aynı şekilde Allah’u teala İnşirah Suresi 7. ayette buyuruyor. فَإِذَا فَرَغْتَ فَٱنصَبْ “Öyleyse bir işi bitirdiğinde diğerine koyul.”

Kur’an-ı Kerim ve Peygamber Efendimizin sünneti bize her zaman ve her durumda hayatlarımızın içinde neyi nasıl yapacağımız konusunda haber veriyor.

Yine Rad Suresi 27. ayette Allah’u teala bizlere الَّذِينَ آمَنُوا وَتَطْمَئِنُّ قُلُوبُهُمْ بِذِكْرِ اللَّهِ ۗ أَلَا بِذِكْرِ اللَّهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُ “Onlar, inananlar ve kalpleri Allah’ı anmakla huzura kavuşanlardır. Biliniz ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” diyor. Kalplerimizin ancak Allah’ı anmak ile huzur bulduğunu ifade ediyor. Bizler ise huzuru nerede arıyoruz acaba?

Hangi uygunsuz ortamlarda, hangi kimselerle, Allah’ın razı olmadığı şeyleri yiyip/içiyoruz.

Her zaman kendime şu soruyu sorarım. “Ey İbrahim, sen nefsinin her istediğini yapar mısın?” Nefsimizin her istediğini yapıyor muyuz? Nefsimiz bize ne fısıldıyor? Allah’ın razı olduklarını mı yoksa razı olmadıklarını mı?

İşte bizler her daim nefsimizi meşgul etmeliyiz. Bu yüzden de hep çevremde ki arkadaşlarıma sorarım. Sizde kendinize sorun lütfen.

“Sen ne iş ile meşgulsün?”

Çevremden aldığım cevaplar hep aynı, çevremdekiler bana hep mesleklerini söylemekteler.

Meslek ve iş kavramı farklı şeylerdir.

Meslek; belki bu dünyada karın doyurduğumuz, belki nefsimizi meşgul edip yorduğumuz şeylerdir.

Ancak asıl mühim olan bizim işimizdir!

İşimiz Allah’a kul olmaktır. Kulluğa ermektir. Kulluk imanına kavuşmak ve kamil iman sahibi olmaktır. Kul olarak görevimizi bu dünyada yaptığımız zaman Allah’ın huzuruna çıktığımızda o bizden razı biz ondan razı olmuş olarak cennette Allah’ın cemali gölgesinde yerimizi alacağız. -İnşeAllah-

Eğer bir meslek sahibiysen ama bir işin yoksa! Ümmetin derdini dert edinmiyorsan. Vay haline ne yazık. Bu ahir zamanda tüm imkanlar varken, az bir gayret ile çok şey kazanabilecekken bundan gafil olmamak gerekir.

Peygamberlerin bile bu dünyada bir meşguliyetleri birde Allah’ın emirlerini yerine getirme vazifeleri olmuştur. Ancak pek çok insan, kulluk görevini tam mana ile yapamadıkları gibi; nefsilerini hayırlara yoracak işlerden hep geri kalmışlardır.

Neydi o önden giden erler, önderler, ehli sünnet dava adamları…

Şimdi çok mu uzaktayız, geçmişimizden, ananelerimizden, soyumuzdan, tarihimizden….

3 kıtaya nam salmış bir tarihin evlatları olarak; kalkıp bir elimizden Kur’an ile davamız diğer elimizde topuz ile İslam’ın kılıcını yine tutmamız gerekir. -İnşeAllah-

Yazar : İbrahim Gündüz


Etiketler : iman | nefis |