top-logo

14 Ramazan 1440

Türkiye’de Seçime Doğru – 24 Haziran 2018

Türkiye’de Seçime Doğru – 24 Haziran 2018

Türkiye yeni bir seçim atmosferine girdi. En son referandumda yüzde 51,4 ile sandıktan Türk Tipi Başkanlık sistemi oylanarak ileriye dönük bir adım atıldı. Şimdi önümüzde Kasım 2019’da yapılması planlanan seçimin takviminde  cumhur ittifakı münasebeti ve ortak istişareler sonucunda normal süreçten 24 Haziran 2018 Tarihine çekilen bir erken seçim var. Bu seçim sonrasında parlamenter sistem yerini Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine bırakacaktır. Türkiye ve Türkiye gibi gelişmekte olan özellikle Müslüman ülkeler açısından ülkelerin ilerlemesi adına her anın değeri ve daha da önemlisi istikrar çok önemlidir. Türkiye, son 16 yıldır bunu sağlayan ender ülkelerin başında geliyor ve diğer pek çok ülkelere de örnek olmaktadır.

Türkiye, son dönemde gerek yurt içinde gerekse sınırlarımızın dışında yürüttüğü operasyonlarda başarılar elde ederek teröristlerin korkulu rüyası haline gelmiştir. FETÖ, PKK, DEAŞ ve diğer tüm terörist faaliyetlere asla göz yummamış adeta inlerine girdi. Silah, tank, helikopter, insansız hava araçları gibi askeri donanımlarımızın ve istihbaratımızın yerli ve milli bir hale gelmesiyle birlikte özellikle yurt içinde güven tesisi sağlamış, pek çok terörist saldırı ve ataklarında önüne geçmiştir.

Meydanların nabzına baktığınızda her lider doğal olarak kendi bildiği doğrular ve yanlışlar üzerinden millete söylemlerini aktarmakta, yanlışları gün yüzüne çıkararak ne yapacakları konusunda halka mitingler düzenlemektedirler. Bunları yaparken özellikle muhalif kesim adaylarının son zamanlarda sıkça denk gelen, yapacakları icraattan ziyade yapılmış olanlar üzerinden ekonomiyi canlandırma gayretlerine dair söylemleri şaka gibi. Yakmak, yıkmak, satmak, durdurmak vs. gibi işlerle uğraşmak yerine yapacakları işleri veya yapılmış olanın üzerine daha ne yapılabilir şeklindeki vaatleri beklenirken, durdurma ve akamete uğratma benzeri söylemlerle milletin karşılarına çıkmaktalar.

Bu durumda aklıma gezi parkı sırasında yakan, yıkan, projelerin durdurulmasını isteyen güruhlar da gelmiyor değil. Bu grupları arka planda toparlayan eller nereye dayandıkları malum, çıkan isyanlar ve ayaklanmaların bitmesi adına uydurdukları söylemleri ve dertlerinin ne oldukları, anlaşma metninde ifade ettiklerinde durdurulması gerek projeler ve benzeri söylemleriyle çok geçmeden gerçek yüzlerini bizlere gösterdi. İki ağaç yüzünden çıkan gezi isyanında amaç ne ağaç ne doğa idi. 3. Havalimanının, Kanal İstanbul’un köprülerin, yerli otomobil vs. birçok projenin durdurulmasının Türkiye’nin ekonomine ne kadar zarar vereceğinden hiç ekonomiden anlamayan insanlar bile anlar. En azında ülkenin gelişmesine katkı sağlamasından hangi vatandaş ne zarar görür diye düşünmek lazım.

Şimdi seçim vaatlerine tekrar geri dönecek olursak büyük resim birleşti sanırım. Muhalefet bu seçimdeki söylemleriyle aslında hiçbir zaman iktidar olmayı hedeflemeyen sadece yukarıda olup bitenlerin elinin altından geçmesini planlayan, dış güçlerin hedef ve planları çerçevesinde yol alan partiler topluluğu olarak ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Amaçları, 15 Temmuz darbe girişimleri sonrasında yıkamadıkları Türkiye’yi, Adnan Menderes döneminde olduğu gibi ekonomik darbe yaparak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı indirmek, o gitsin yerine kim gelirse gelsin anlayışıdır. Zaten Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterdikleri Abdullah Gül veya iyi bir ittifak görüntüsü sergileyen Saadet Partili Temel Karamollaoğlu – CHP ilişkisi bu durumun özetidir. Hâlbuki Erdoğan’ı sevmedikleri kadar diğer iki isimden de rahatsızlar ancak köprüyü geçene kadar ne hikmetse onlardan bu yolda medetler umulabiliyor. Bu amelleri besleyenlere cevabı millet zamanı gelince verecektir inşallah.

Türkiye, yıllarca Batı’dan özellikle Avrupa’dan medet uman ilişkilerini geliştirmekle uğraşan ülke olup, Avrupa Birliği kapsamında pek çok uyum yasalarını gerçekleştiren ülkedir. Ancak ilişkilerimizde birliğe girişimizde vize serbestliğine kadar bizlere hiçbir zaman dürüst davranmadılar. Geçmişte düşmanlarımız kimse bugün de aynılar. Onlar teröristlere yardım ve yataklık etmeye devam etsinler. Artık biz ülke ve millet olarak yüzümüzü tekrar doğuya dönmeye başlıyor, tarihimizi öğrenip geçmişimizden ders alarak, okuyarak, araştırarak, teknolojimizi üreterek, kendi kültür ve hayat görüşümüze uygun, demokrasi bağlamında fikirlerin çatıştığı dönemleri arzuluyoruz. Takke yasak, türbanlı eğitim yasak zihniyetlerinden uzaya uydu fırlatan, katma değeri yüksek araç ve teknoloji üreten bir Türkiye’den kimseye zarar gelmez bilakis kendisiyle birlikte bu coğrafyayı da kalkındıracak adımlar atılmış oluyor.

Uzun uzadıya bunların ispatlarına girmeyeceğim. Konu ile ilgili güvenilir yurt içi ve yurt dışı kaynaklar mevcut.

24 Haziran Seçimleri ülkemiz, milletimiz, ümmet için hayır

Yazar : Mahmut Oran


Etiketler : 24 haziran seçimleri | başyazı | demokrasi | meydanların sesi | sandık | seçim 2018 |