top-logo

16 Cemaziye'l-Ahir 1440

Tayyareci Vecihi Hürkuş Müzesi Derneği ile Vecihi Hürkuş Röportajı

Tayyareci Vecihi Hürkuş Müzesi Derneği ile Vecihi Hürkuş Röportajı

Türk tarihinin önemli bir subayı, ayrı zamanda pilotu ve tayyarecisi olan Vecihi Hürkuş ülkemizde değeri yeterince biliniyor mu? Değerinin anlaşılmaması okullarda veya üniversiteler de okutulan klasik tarihimizde pek yer almaması olabilir mi? Önem ve değerinin artırılması adına neler yapılmalıdır?

Hayır. Hatta “yeterince” nitelemesi, belirsizlik kattığından kısaca bilinmiyor demek doğru olur. Sadece okul ve üniversite bilgisi ile yetinemeyiz. Yaşamın içinde her şey var, her gün havacılık haberleri var, havacılıkla ilgili meslekler var. Değerlerimizi sadece tarih gözü ile yapamayız. Tarih; geçmişte yaşadıklarımız, kaybettiklerimiz ve kazandıklarımızdır. Geçmişe bir bakış, derinlik sağlar. Anlamamızı öğrenmemizi sağlar. Sonrası bütün kanalların açılmasına, gelişmesine ufuk açılmasına yarar. Ulaşılacak bilgi merkezleri ile havacılığın gelişmesi için fiziki, hukuki, teknik ortam oluşturulmalı ve sürekli araştırılmalı, gereksinmelerin karşılanmasına hazır olunmalıdır.

Birinci sorumuzun akabinde sizce Vecihi Hürkuş’un azim, başarı ve üretkenliğine dönemin Türkiye’si ayak uydurmakta zorlanmış olabilir mi? Bu yenilikçi ve ülke için katkı sağlayan şahsiyetin özellikle ülkemizin dünya ölçeğinde küreselleşerek, o dönemde havacılık sektörünün; amiral gemisi olma fırsatın kaçırdığını söyleyebilir miyiz?

Her olayı, her durumu kendi koşullarında değerlendirmek için bilgi, mantik ve değerlere ihtiyaç var. Vecihi Hürkuş’un azim, başarı ve üretkenliği yaşamı boyunca sürmüştür. 1920’li yıllardaki mücadelesi 1930’larda, 40’larda, ellilerde ve atmışlı yıllarda da sürmüştür. Cumhurbaşkanları, hükümetler, bakanlar, kurum yöneticileri değişmiş zaman zaman küçük yakınlık ve destekler olabilmiştir. En son; Türk Havacılığının durumu, kurumlarımızın eksikleri ve yanlışları ile bunların ne şekilde düzeleceğine ilişkin değerlendirmelerini bir kitapçık halinde yayınlamış ve 1966 yılında; Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde milletvekillerinin adlarına birer birer göndererek düzeltme ve düzenlemelerin meclisin sorumluluğunda yapılması gereğini ortaya koymuştur.
Havacılığın başlangıç ve gelişme sürecinde karar vericiler arasında olabilme imkânımız varken bu kullanılamamıştır. Bu gün; karar vericilerin kurallarına zorunlu olmak gelişmemizin kontrol altında tutulmasına istenildiği kadar izin verilmesine bağlı olarak devam etmektedir. Amiral gemisi olmak çok iddialı olabilir. Ama amiral gemisinde olabilirdik.

Hayatına dair yaşamış olduğu bir takım talihsizlikler de var. Bunlari sizlerden de dinleyebilir niyiz?

“Talihsizlik nedir? Uçak makinisti iken Bağdat Cephesi’nde bulunduğu uçağın düşmesi mi? Yaralanması mı? Kafkas Cephesi’nde uçağının düşürülmesi, Rus’lar tarafından esir alınması mı? Aynı süreçte kardeşi Deniz Subayı Hayrettin Bey’in de İngilizlerin esiri olarak Hindistan’a götürülmesi mi? Hazar Denizi’nde Nargin adasından İran sahillerine kadar Aralık ayında yüzmesi, Süleymaniye üzerinden Musul’a kadar yürümesi midir? 1. Dünya Savaşı’nda teslim olan silah bırakan Osmanlı Devleti’nin bir subayı olarak tek çare Anadolu’ya bin müşkülatla geçerken uçaklarının parçalanması mıdır? Kurtuluş Savaşı’nda uçağının düşürülmesi mi? İlk Türk uçağının 15 dakika tecrübe uçuşu yapabilmesi, test uçuşu bitip eve döndüğünde, ev hapsi verilmesi  midir? Ve diğerleri talihsizlik midir? Bunların tamamı Vecihi Hürkuş’u var etmiştir. Sorunlar, olumsuzluklar yaşanmasaydı, aşılmasaydı Vecihi Hürkuş’u bu gün bu değerlerle anabilir miydik? Vecihi Hürkuş’un yaşamı sarmallarla doludur. En mutlu, en gururlu anında bir problemle, bir engelle karşılaşmıştır. İlk Türk uçağını yapmış ancak İzinsiz uçurduğu için ev hapsi ve maaş kesintisi cezasıyla karşılaşmıştır. Bunu bile olgunlukla karşılamış; anılarında ve Resimli Ay Dergisi’nin 1925 Nisan sayısında “Biz asker olduğumuzu unutmuş, emir hilafında hareket etmiştik” diye değerlendirme yapmıştır.

İyi bir tayyareci olan Vecihi Hürkuş 1. Dünya savaşında da özellikle Ruslara karşı göstermiş olduğu hava harekâtında ülkemiz adına başarılı sonuçlar elde etmiş ve yurtdışında uçak mühendisliği üzerine eğitimler almıştır. Eğitim verdiği birçok öğrencisi de olmuştur. Kısaca yaşantısına dair klasik bilgilerimizden ziyade biziere örnek teşkil edecek, ufuk açacak menkıbeler var mıdır? Bizim ile paylaşabilir misiniz?

1. Dünya Savaşı’nda Kafkas Cephesi’nde Alman ve Avusturyalı pilotlar keşif için görevli oldukları için her gün çeşitli bahanelerle uçuş yapılmıyordu, Ordu kumandan çaresizlik içinde şikâyet ediyordu. Vecihi Kafkas Cephesi’nde göreve başladığında Paşa durumu anlatmıştı. Vecihi her koşulda keşif hizmetlerine çıkıyor ve keşif sırasında tespit ettiği karargâh, hangar, askeri mahaller gibi önemli yerlere keşif uçağı kullanmasına rağmen yanında taşıdığı bombaların rasıdı tarafından isabetli olarak atılmasını sağlıyordu. Ruslar Vecihi’yi tanımıyorlardı ama ona “KARA TEHLİKE” adını takmışlardı. Vecihi Hürkuş’un gözü pek savaşçılığı ile kendisine saldıran iki uçaktan birini düşürmesi sonrasında Ruslar yeni uçaklar ve pilotlarla durumlarını güçlendirmek zorunda kalmıştı.
Kurtuluş Savaşı’nda 50 Yunan uçağına karşı 2, zaman zaman tek uçakla kazanılan hava savaşları, savaşın kaderini değiştiren keşif hizmetlerinin yapılması aynı zamanda Kırmızı Şeritli İstiklal Madalyası ile Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 3 takdirname verilmesine sebep olmuştur.

Vecihi Hürkuş ilk havacılık eğitimini Yeşilköy Tayyare Makinist Mektebi’nde alır. Küçük Zabit (astsubay) olarak orduya katılır. 1916 da Pilot olur. İlk uçağını (VECİHİ K-VI) 1924 yılında tamamlar. İkinci uçağını (VECİHİ XIV) 1930 yılında yapar. Sonra VECİHİ XV, VECİHİ XVI uçaklarını, deniz uçaklarını yapar. 1937 Yılında Almanya’da Tayyare ve Makine mühendisliği eğitimi alır.

Vecihi Hürkuş, Hava birliklerinde, Türk Tayyare Cemiyeti ve Türkkuşu’nda, Junkers’de Vecihi Sivil Tayyare Mektebi’nde, Kanatlılar Cemiyetinde, kara ve deniz tayyare okullarında öğretmenlik ve baş pilotluk yapmış Türkiye’nin Baş Tayyarecisi unvanı sadece ona verilmiştir. Binlerce öğrencisini saymak mümkündür. Bu gün genç pilotlar bile öğretmenlerinin Vecihi Hürkuş olduğunu söylemektedir. Vecihi Hürkuş’un havacılığımıza en anlamlı katkılarından biri yetiştirdiği kadın pilotlardır. İlk Türk Kadın pilotu BEDRİYE GÖKMEN (Bedriye Tahir) Vecihi Sivil Tayyare Mektebi’nde 1933 yılında yetiştirdiği öğrencilerindendir.

İstanbul’da yapılmakta olan 3. Havalimanına Vecihi Hürkuş isminin verilmesi ile ilgili bir kampanya niz var. Bundan bahseder misiniz? Kampanya karar ve sonrasi ki gelişmeler nası meydana geldi? Bu konuda beklentiniz nedir?

İstanbul’a yapılmakta olan 3. Hava limanına Vecihi Hürkuş’un adı verilmesi talebimizi;
2011 yılında başlattığımız bir kampanya ile duyurduk. Önerimiz; hava limanına bir havacının adı verilmesidir. Bu bir öneri ve taleptir. Elbette yönetim iradesi siyasi irade tarafından isim konusunda karar alınacaktır. Bu kampanya ile sahip olduğumuz bir değerin, Türkiye’nin Baş tayyarecisi unvanını taşıyan Vecihi Hürkuş’un adının hava limanına verilmesini önerdik. Çünkü dönemin Sayın Başbakanı Haziran 2012 tarihinde HÜRKUŞ uçağının hangardan çıkış töreninde, Vecihi Hürkuş ve Nuri Demirağ’ın adları ve eserleri konusunda tüm topluma, çalışmalar yapılmasını önemle vurgulayan çağrı yapıyordu. Konferanslarımızda, sergi ve etkinliklerimizde bu daveti paylaştık. Kampanya her kesimden ilgi gördü. Sanal ortamda ve ıslak olmak üzere 32.000 imza katılımı oldu. Kampanya eski hızında olmasa da devam ediyor. Türkiye’de bir meydanda, bir ana caddede, bir sokakta, hatta bir çıkmaz sokakta Vecihi Hürkuş adı yoktu. Neyse ki bu yıl Bilecik Osmaneli Belediye Meclisi oybirliği ile 355 numaralı sokağa “Vecihi Hürkuş Sokağı” adını verdi. Değerlerimize değer verdiklerini Belediye Meclisi kararı ile verdikleri için Osmaneli Belediyesine ve Osmanelililere tekrar teşekkür ediyoruz.

“İstanbul 3. havaalanına Vecihi Hürkuş havaalanı adıl verilmeli” kampanyasına katılmak için tıklayınız.

Beklentimiz, Vecihi Hürkuş’un Türkiye’de ve dünyada doğru ve gereği gibi tanınmasıdır. Bir büyük hava limanına adının verilmesi tanınmayı olumlu etkileyecektir. Gerçi Vecihi Hürkuş’un değeri uluslararası kuruluşlarca da kabul edilmiştir. 1954 yılında Dünya Sivil Havacılık Örgütü kurulmuştur. ICAO kuruluşun 50. Yılında Vecihi Hürkuş adına Onur Madalyası hazırlamış ve madalya, 1969 yılında vefat eden Vecihi Hürkuş’un ailesine 1994 yılında törenle verilmiştir.

Derneğinizden biraz bahseder misiniz? Ne zamandır faaliyet göstermektesiniz?

Tayyareci Vecihi Hürkuş Müzesi Derneği 2007 yılında kuruldu. Vecihi Hürkuş adına
bir müze kurmak, onun yaptığı uçakları bire bir yaparak sergilemek, çocuklara, gençlere, İşte ilk Türk uçağı, işte ilk sivil Türk uçağı, İşte ilk eğitim uçağı, İşte ilk deniz uçağımız diyebilmek, dokunmalarını, hayal kurmalarını ve hayallerini gerçekleştirmelerini sağlamak ilk amaçlarımız arasındadır.

Vecihi Hürkuş tarafından 1942 yılında yayınlanan Vecihi Havada Çeyrek Asır kitabını 2008 yılında yayınladık. Bu güne kadar 3 kitap yayınladık. 10 Kitaptan oluşacak serinin hazırlıkları sürüyor.

2012 yılında Vecihi Hürkuş’un 1933 yılında yaptığı VECİHİ XV uçağını proje ve planlarına uygun olarak Türkiye Uçak ve Uzay Sanayi A.Ş. (TUSAŞ)’ın maddi desteği ile yaptık.

2013 yılında Kadıköy Kızıltoprak’da Vecihi Hürkuş Anıtı’nın yapılmasını gerçekleştirdik.

Medya’da ilgi gösteren TV, radyo, gazete ve dergilerde gerek röportaj gerek yazı ve programlarda; aklımız erdiği dilimiz döndüğü kadar Vecihi Hürkuş’u anlatmaya çalışıyoruz. Elbette bunu bizler yapacağız. Vecihi Hürkuş’u ve diğer değerlerimizi; biz birbirimize anlatmalıyız. Japonlar, Amerikalılar ya da Afrikalılar anlatmasın. Zaten anatmazlar da.

Havacılık Meslek Liseleri, Teknik Liseler, üniversiteler ve havacılık kulüplerinde konferanslar, Sergiler düzenliyoruz.

Akademik Şuur olarak bizi röportaj için kabul ettiği için Bahadır Gürer beye teşekkür eder. Dernek olarak çalışmalarında başarılar dileriz.

Yazar : İbrahim Gündüz


Etiketler : 3. havalimanı | dernek | müze | pilot | vecihi hürkuş |

İhtiyaç Sahiplerine YARDIM ELİ!
İhtiyaç Sahiplerine YARDIM ELİ!

19 Haziran 2017 16:59

Malı çok olup da zekât, sadaka vermeyen kimse, sıkıntı...

Vecihi Hürkuş gibi Pilotlara Selam Olsun!
Vecihi Hürkuş gibi Pilotlara Selam Olsun!

30 Nisan 2017 18:16

Geçtiğimiz 26 Nisan günü, TALPA’nın önerisi ve girişimiyle “Dünya...