top-logo

16 Şaban 1440

Çare Biziz Kurtuluş Biziz…

Çare Biziz Kurtuluş Biziz…

Tarih tekerrürden mi ibarettir yoksa tarihten ibret alınmadığı için tekerrür etmektedir.

Maalesef her iki sözün gerçekliği altında eziliyor ve yavaş yavaş yok oluyoruz.

Asr-ı saadet ten bu yana içimizi kemiren bizi bizden alan, kuşatan ve yok eden ben duygusu yine iş başında. Bize dokunmayan yılanı bin yıl yaşatma mücadelemiz kesintisiz sürüyor. Tüm yaşananlara rağmen hala tüm mücadelemizi birbirimizi yok etmek için kullanıyoruz.

Ey ümmet nedir bu ahval.

Yapılan bir araştırmaya göre 2060 yılında dünyada Müslüman ve Hristiyan nüfusu eşit olacakmış.  Yani Hristiyan inancına mensup olanlar azalacak ve Müslümanların sayısı artacak. Ne güzel. Tabi böyle bir matematik hesabı basit bir nüfus karşılaştırmasından ibaret görmemek gerek. Bu rakamların, sayıların ve araştırmaların altında derin bir korku ve endişe yatmaktadır. Hatta Hristiyan batının kâbuslarının en büyük nedeni bu sayılar işte. Dünya da en hızlı yayılan din olan İslam dünya topraklarını şereflendirmeye devam etmektedir. Tabi bu durum dünyayı kendi özel mülkiyeti olarak gören Hristiyan toplum için son derece sıkıntı oluşturmaktadır. Nasıl sıkıntı olmasın ki İslam özellikle Avrupa da hızla yayılmakta. Kendi düzenlerinin yıkılacağını gören egemen Hristiyanlar bunun önlemini almak için yoğun mesai harcamaktalar. Aslında tarihten beri bu çalışma içindeler. Zira yüce Allah’ın kendi inancının galip geleceğini Kuran da belirtiyor olması ve kesinlikle gerçek olacak olması onları tarihin her anında bu mücadeleye sevk etmiştir. Ama nafile Allah nurunu tamamlayacaktır.

Egemen Hristiyanların bu konu karşısında ki mücadeleleri çok maddelidir. Bunun önüne geçebilmek için her yolu denemektedirler. Kendi toplumlarında doğurganlığı el altında artırma çabaları boşa çıkmakta sapkınlıklar artmaktadır. Başta Avrupa olmak üzere Hristiyan dünyasında hızla yayılan eş cinsellik sapkınlığı sayesinde aile kurumu ortadan kalkmaktadır. Doğurganlıklarını artıramayan Hristiyan egemenler mevcut farkı korumanın başka yolları peşindeler.  Madem kendi toplumlarınıza müdahale edemiyorsanız o zaman rakip toplumlara müdahale etmelisiniz ki fark kapanmasın ve hep siz en büyük olun.  ve nitekim onlarda bunu yapıyorlar.

İslam coğrafyasının her alanını kan deryasına çeviren, halkları yok etmek için yeminler eden bu azgınlar, durmaksızın amaçları peşinde koşmaktalar.  Sadece yakın tarihte Afganistan da, Arakan da Irak ta, Yemen de, Libya da ve Suriye de milyonlarca insan öldü. Yani milyonlarca Müslüman!  İşi sayılara biraz da biz dökelim. Acılarımızın rakamsal hali;  Son 10 yılda resmi rakamlara göre 12 milyon Müslüman öldürüldü. Yine resmi olmayan rakamlara göre son 30 yılda 100 milyonun üzerinde Müslüman öldürüldü. Diyanet işleri Başkanı Mehmet Görmezi verdiği rakam ise daha çarpıcı 1 günde ortalama 1000 Müslüman öldürülmekte. Ve en acısı öldürülenlerin % 90’ı Müslümanlar tarafından öldürülmektedir. Bizliği öğrenemeyen ümmet evlatları birbirlerini boğazlamaya kesintisiz devam ediyorlar.

Egemen Hristiyanlar sadece öldürerek ya da öldürterek çalışmıyor. Bu sayıları eksiltmenin başka yolları da var elbet. Mesela Müslüman erkeklerini radikalleştirip Daeş gibi örgütler içerisinde eriten bu kanlı yapı kadınları yine maşaları örgütler eliyle öldürmekte ya da köle pazarlarında satmaktadırlar. Çocuklar ise ya öldürülmekte ya da ortadan kaybolmaktalar. Sadece Almanya da yüz binlerce çocuğun kaybolduğu gerçeği bu konu için çok çarpıcı bir örnek olacaktır. O kaybolan bugünün Müslüman çocukları yarının azılı birer Hristiyan genci olarak karşımıza çıkacaktır.

Tüm bu gerçeklerden ders alamayan bizler perişan bir halde çözüm bekliyoruz. İliklerimize kadar işlenmiş mezhepçilik nifakından, cehalet tohumlarından kurtulmaya çalışıyoruz. Kurtulmak imkânsız mı? Hayır. Yolumuzu aydınlatan inancımıza, değerlerimize sığınmak kurtuluş için en büyük adım olacaktır. Dün ve bugün yaşananlardan ders alıp yarın aynısını yaşamamak için önlem alabiliriz. Artık tarihimizin tekerrür etmesine müsaade etmeyelim.

Çare biziz kurtuluş biziz…

Yazar : Metin Cihan


Etiketler : başyazı | bilinçli hareket | birlik | farkındalık | mücadele |