top-logo

19 Recep 1440

Şuurlu İmam Hatipli Aranıyor

Şuurlu İmam Hatipli Aranıyor

İmam Hatipli değil, “Şuurlu” İmam Hatipli gençler aranıyor…
Kızların diri diri toprağa gömüldüğü, kaçırılıp köle pazarlarında satıldığı, insan olup olmadığının tartışıldığı bir zamandan daha da kötü bir zamanda yaşıyoruz. İnsanlığın toprağa gömüldüğü bir asırda… Hergün onlarca çocuğun öldürülüp, kadınlar dul bırakılırken, insanların gülerek selfie çekip hiçbir sorun yokmuş gibi hayatlarını devam ettirdiği bir asırda…
Müslüman coğrafyada “kan kokusu” hakimken, yine Müslümanların sessiz kaldığı bir zamanda, son kale Osmanlı’nın varisi Türkiye’de yaşayan İmam Hatiplileriz biz..
Her daim hocalarımızdan dinlemişizdir: “Müslüman haksızlık karşısında susmaz!” diye.. Ama bugün halimiz umumi olarak pek de bu düstura uymuyor. Ahlaksızlığın etrafımızı kuşattığı, dizilerin ahlaksızlık kustuğu, küfür yobazlarının her fırsatı Allah’ın dinine sövme vasıtası yaptığı bir zamanda yanlış yapan kardeşlerimize gereği şekilde ikazda bulunmayanlar, insanlığın yanmasına zımnen de olsa destek olmaktadır. Nasıl ki yangına müdahale etmeyen veya haber verip söndürülmesine çalışmayan kişi yangının bilançosundan mesul olacaksa, ağzı, kulağı her tarafı İslam coğrafyasındaki bu ateşe kayıtsız kalanlar da aynı şekilde mesul ve sorumludurlar.
Bu sebeple şu anda ihtiyacımız olan şey, bir sürü imam hatipli, bir sürü genç değil, bir sürü “şuurlu gençtir” ihtiyacımız olan… İslam coğrafyası çeşitli sıkıntılarla mücadele ederken, Türkiye’deki bazı ilahiyatçı profesörler, doçentler (ya da her neyse) 1400 yıllık İslam geleneğini hiçe sayıp, İslam alimlerini, müctehid imamları adeta tek kalemle silip İslam’a yeni reformlar getirmekle meşgul… Kaderi inkar edenden “Oruca güneşin doğuşuyla başlıyoruz” diyene, “Kur’an tarihseldir” diyenden “İslam’da Sünnet diye birşey yok” diyene…
Bir düşünmek gerek… Sınırımızın öbür tarafında insanlık katliamı yapılırken, burada koltuğuna yaslanıp İslam için yıllarını vermiş, rahlesinin başına bir defa dahi abdestsiz oturmamış kudema hakkında ileri geri konuşup “Onların İslam’la alakası yok” demek neyin nesi?.. Dünyadaki mazlumlara mı yoksa bu bozuk zihniyetli akademisyenlerin zihinlerini bulandırdığı genç imam hatip nesline mi üzülelim şimdi… İki tarafta yangın yeri, iki tarafta felaket…
O yüzden kardeşlerim, şu anda nicelik olarak değil, nitelik olarak İmam Hatip okullarının gelişmesine ve sağlam, Ehli Sünnet bir nesil yetiştirmesine ihtiyacımız var… Yukarıda manidar bir ifade kullandım “Rahlesine bir defa dahi abdestsiz oturmamış” diye… Şimdiyse “Kur’an’a abdestsiz dokunulur diyen sözümona hocalar çıktı. Daha çok İmam Hatip okullarını ve İlahiyat Fakültelerini saran bu durum, bir an önce çözüme kavuşturulmalıdır. Aksi halde bu tür reformist düşüncelerle ne bir zafer, ne de bir başarı elde edebiliriz. Bu yüzden de rahlesinde Mushaf-ı Şerif, elinde Buhari-i Şerif, çantasında Necip Fazıl’ın Büyük Doğusu bulunan, evliyaullaha edeple hürmet eden, teheccüd ehli, hem dünya işlerini hem de ahirete dayalı işlerini düzene sokmuş nezih ve pak bir Ehli Sünnet gençlik yetişmesi gerek!
İşte o zaman Halep’te de, Kudüs’te de, Şam’da da ve Hilafetin merkezi İstanbul’da da İslam sancağı yeniden dalgalanacak!..
Gayret bizden, muvaffakiyet Allah’tandır!
Vesselam…

Yazar : Muhammed Hamza


Etiketler : başyazı |