top-logo

15 Sevval 1440

Milli Birlik

Milli Birlik

Memleketimize yeni bir anayasa kazandırmak için verilen mücadele acımasız bir ortamda sürerken dün gece yapılan gizli oylamada 338 evet oyu çıktı. Böylece beklenilen 330 barajı da aşılmış oldu. Özelde ülkemizi genelde ise İslam ümmetini yakından alakadar eden bu anayasa çalışması Türkiye’nin vesayet odaklarından yakasını zorla da olsa söke söke kurtarmasının son merhalesini teşkil etmektedir. Böyle müspet bir neticenin elde edilmesi birilerinin sinir uçlarına fena halde dokunuyor.

Türkiye’nin bu stratejik coğrafyada kendi göbeğini kendi elleriyle kesmesinin kısa, orta ve uzun vadede İslam coğrafyasına çok büyük faydalar getireceği Türkiye’yi adım adım izleyen odaklar tarafından gayet iyi bilindiği için bu mücadeleyi sekteye uğratmak için terör örgütlerini besleyip üzerimize servis etmeleri başta olmak üzere, ekonomik ve diplomatik birçok karşı tedbiri de uygulama safhasına geçiriyorlar. Türkiye devletine karşı uygulanan bütün bu saldırı modelleri ülkemizin elini güçlendirmekten başka bir işe yaramadı. Şehitlerimiz, kayıplarımız oldu ve oluyor. Vatanın ve İslam coğrafyasının selameti uğruna verilen canlar bizleri görünüşte derinden etkilemektedir, ancak diğer taraftan onlar Allah’ü Teâla’nın (c.c.) müjdelediği şehadet mertebesine nail oldukları için geride kalanları mesrur etmeye ve bir nebze olsun rahatlatmaya devam ettiler.

Bu verilen kapsamlı mücadeleler hâlihazırda çok açık ve net bir hal almış durumda. Saflar belirlenmiş, kılıçlar çekilmiş vaziyette. Bu kadim mücadele hilal ile haçın yani hak ile batılın ezeli mücadelesinin post modern dönemdeki en bariz tezahürlerinden birisidir. Soğuk savaş döneminin 1989’da sona ermesinden sonra rafa kaldırılan İslam coğrafyası ajandasını yeniden indirmek zorunda kalan Batı, asırlardır elde edemediği neticeyi kendi lehinde sonuca ulaştırmak için her yönden saldırı girişimi içerisinde olmayı sürdürmektedir.

Bu durumda yapılması gereken en mühim ve zaruri şey fikirler, düşünceler, inançlar ve ideolojiler ne olursa olsun tüm Türkiye olarak birlik, beraberlik ve kardeşlik iklimi içerisinde, içeriden ve dışarıdan yapılan saldırı ve provokasyonlara karşı topyekûn bir mücadele içerisinde olmaktır. Her türlü tehdide karşı uyanık olmak, provokatörlerin kışkırtıcı faaliyetlerine karşı dik durmak vatandaş olarak en önemli vazifemiz olmalı. Bugün içerisine çekilmek istendiğimiz ideolojik kutuplaşma ortamlarını Türkiye’miz 60’lı 70’li 80’li yıllarda ağır bedeller ödeyerek tecrübe etmek zorunda kaldı. 90’lı yıllardan itibaren ise Türk Kürt çatışması peydah edilerek PKK terör örgütü ve devlet içerisinde kök salmış illegal yapılanmaların paslaşması ile kırdırılan bu vatanın evlatları telafisi mümkün olmayan acılarla yüzleşmek zorunda bırakıldı.

Bu acı ve sıkıntıları iliklerine kadar hissetmiş olan ülke insanımız bundan sonraki süreçlerde üzerimizde uygulanmak istenen ameliyatlara ve ekilmek istenen fitne tohumlarına karşı müsamaha göstermeyerek, aklıselim ile hareket edip, topyekûn bir mücadele içerisinde olacaktır…

Yazar : Muharrem Kemal Astam


Etiketler : başyazı | dava | demokrasi | milli birlik | mücadele |