top-logo

16 Cemaziye'l-Ahir 1440

Terörün Azmettirici Güçleri, Başaramayacaksınız

Terörün Azmettirici Güçleri, Başaramayacaksınız

İslam coğrafyası ve Türkiye üzerinde oynanan oyunların biri bitmeden başka biri yaşanmakta zorlu süreçler birbirini takip etmektedir. Önemli olan ise özellikle kendi içimizde olan kargaşanın kaynağını iyi tespit edebilmek.

29 Mayıs 2013 gezi kalkışması, 17-25 Aralık yargı darbesi, 15 Temmuz darbe girişimi ve terör örgütlerinin içimizde askerimizi ve sivil halkı hedef almaları, olayların görünen yüzlerinden ziyade arkalarındaki güçlere odaklanmak gerekliliğini zorunlu kılıyor. Bu organizasyon ve istihbarat bilgisinin dağ kadrolu terör örgütlerinin ötesinde olduğunun farkındayız. Olaya yalnız PKK olarak bakmak, teröristi bitirmeyecektir. Bugün bombayı patlatan şahıs gider para ile tutulmuş olan başka şahıslar gelir bu işi icra eder hiç kuşkusuz.

Türkiye olarak son yaşanan önemli birkaç hadiseye baktığımızda ortak nokta otomatik olarak kendini belli ediyor. Milletimiz bu oyunu görüyor artık.

  1. 2013 yılı gezi kalkışması olaylarını tahlil ettiğimizde; 2 ağaç yüzünden sokaklara dökülen birçoğu aldanan, diğer azınlık guruplar ise gerçeği anlamalarına rağmen bir umut hükümeti deviririz çabasıyla eylemlerine devam edenlerdi. Bu süre içerisinde Atatürk ve Apo posterlerine şahit olduğumuz insanların aynı saflarda durduğunu gördük. Peki, süreç nasıl sonlanacaktı istekleri nelerdi bakalım. Konsey gruplarının bildirileri ise ne ağaçtı ne de çevre idi. İstekleri 3. Havalimanı durdurulsun, 3. Köprü durdurulsun, opera binası yapılmasın tarzındaydı. Bunun gezi de ağaçla ne alakası vardı. Geziye ağaçlar kesilmesin diye giden kaç kişi böyle düşünüyordu. Asıl soru bunları gerçekte kim istiyordu da içimizde ki o gruplarda dillendiriyorlardı.
  2. 17-25 Aralık yargı darbesinde devletin en mahrem bilgileri dışarılara servis edilerek adeta devletin elini kolunu kırmak gayesi vardı. Kime nasıl güvenecekti bu devlet. Her bir noktaya yerleştirilen özel muhbirler yeterince samimi ve bizden devletinden yanaymış gibi davrandılar.
  3. Bir takım operasyonlarla başaramadıklarını en son 15 Temmuz askeri darbe girişimi ile başarmak isteyenlerinde yine bu hayali suyu düştü. Ortak amaç her ne kadar Erdoğan ve arkasında dik duran millet olsa da asıl nokta Müslümanların son kalesi Türkiye idi. Darbe girişimi, devletinden yana olan askerler, milletin imani gücü ve Allah’ın yardımıyla bertaraf edildi.
  4. En son İstanbul ve Kayseri’deki patlama olaylarına bakacak olursak yapan şahıslar yine belli gruplardı. Buradaki amaç olayların planlanışı itibariyle askerimiz, polisimiz olmakla birlikte arkalarında yatan sinsi planlardı. Bu şekilde ülke içerisinde özellikle devletinden yana olan halklarında ince fay hatlarına temas ederek bıkkınlık, usanç kaynakları oluşturmaktır.

Olayları biraz daha açtığımızda Türkiye’nin ilerlemesinden, yükselmesinden, bölgede söz sahibi olmasından, er meydanında yıllar sonra bizde varız mesajı vermesinden, gerek Avrupa, gerekse NATO’ya yanlışlarını korkusuzca devletin üst kademelerinde sitemkârane bir şekilde yüzlerine vurmasından ve dünyanın 5 ten büyük olduğu mottosu ile tüm dünya milletlerini aslında uyandırması ve içeride dünya ile yarışan bir Türkiye’den elbette PKK kendi başına rahatsızlık duyması hiçbir şeydir. Deaş o da kim. Bunlar görünen yüzlerdir. Uyanan milletler nezdinde aslında arka pencereden dikkatle bakacağımız Avrupa, Amerika, İngiltere, Rusya, İsrail, İran devletlerine dikkat vermeliyiz. Teröristler yani kuklacılar bunların görünürdeki siyasetlerinin aksine yürüttükleri kirli iş birlikçileri ve bunlarla Türkiye’de ve birçok İslam coğrafyalarında yürüttükleri kuklalarıydı.

Bu arada patlamalar acaba ne için yapıldı sorusunu sormadan, Türkiye hangi süreci atlatıyor veya ülke adına hangi projelere imza atıyordu atacaktı sorularına da dikkat çekmek gerekiyor.

Yaşanan son patlama hadiselerinden sonra özellikle malum siyasetçilerin ağızlarından dökülen başkanlık sistemi rafa kaldırılsın şeklindeki söylemler aslında kuklacıları bu iş için sahaya sürenlerin istedikleri mesajdır. Ne yani terörün sözünü dinleyip vaz mı geçelim? Terör örgütlerine istediğimizi aldık mı dedirtelim. Patlama sonrası HDP binasına saldıranlara da iyi bakalım saldıranların kimisi terör örgütüne üye, kimisi HDP’li, burada oynanan oyunu lütfen iyi okuyup analiz edelim. Bir iç çatışmaya mahal vermeyelim. Gezi olayında da meselenin ağaç olmadığı örneğinde havalimanının durdurulmasını isteyenler şimdide başkanlık sisteminin durdurulmasını istiyorlardı. 15 Temmuz darbe girişiminde askerle milleti çatıştırmak istediler başaramadılar. Gezi de yüzde dörtlere kadar gerileyen faizden, yükselen borsadan korktular. Yine son dönemde yükselen dolar karşısında devlet ve millete finansal operasyonlarla dize getirilmeye çalışılması sonrası milli ve yerlilik vurgusu ile milletimiz elindeki dövizlerini altına ve TL’ye yatırarak birazda olsa doların yükseliş ateşine su serpmiştir. Aslında önemli olan burada milletin verdiği mesaj idi. Mesajda vatanına sımsıkı sarılmış ve devletinin yanında olduğu idi. Evet, millet olarak kol kolayız. Kürt, Türk, Arap vs. hepsi bizim kardeşimiz ayrımcılık asla yapamayız. Birlik ve beraberliğimi muhafaza ettiğimiz sürece hiçbir terör örgütü, ne istediğini yaptırabilecek ne de alabilecektir.

Biz birlikte Türkiye’yiz.

Teröre, teröriste asla boyun eğmeyiz.

 

 

Yazar : Mahmut Oran


Etiketler : başyazı | beraberlik | birlik | dost | düşman | kardeşlik | kirli ittifak | millet | terör | vatan |