top-logo

19 Recep 1440

Genleşen Dünya, Türkiye Eksenli Yeni Rayına Oturmaya Çalışıyor!

Genleşen Dünya, Türkiye Eksenli Yeni Rayına Oturmaya Çalışıyor!

AB neredeyse bitti bitecek. Birlikten ayrılmalar, ekonomik krizler baş göstermektedir. ABD iç kamuoyunda yaşanan sıkıntılar Müslüman devletlerde sürdürülen katliamlar ve olaylar karşısında başta BM olmak üzere doğru düzgün ağızlarını bıçak açmayan devletler inanıyorum ki gün gelecek mazlumların ahı onları hak ettikleri noktalara savuracaktır. Bu bağlamda dünyanın dengesi değişmekte yeni dünya düzeni denilen düzen Türkiye ve Doğu eksenli olarak dünya sahnesinde yerini almaya adım adım ilerlemektedir.

Türkiye’nin olmadığı bir Avrupa gibi bir Ortadoğu, Balkanlar, Kafkasya da düşünülemez. Bizleri kendi coğrafyalarımızdaki komşularımızla düşman edenlere bir dur demeli, emperyalist güçler karşısında ezilen Müslümanlar olarak silkelenip kendimize gelmeliyiz.

Batının kaybolan ahlaki ve insani değerleri hiçe saymaları son yıllarda bu durumu iyice dünya insanlarının gözleri önüne sermiştir. Özellikle de son mülteci krizinde insanlara göstermiş oldukları tavır ve davranışlar, üzerlerindeki kıyafetlere kadar soyup soğana çevirmeleri yine Avrupa’nın göbeğinde insanları yaptıkları garip davranışlarıyla dalga geçip önüne para atmaları gibi vaziyetler kendinden olmayanı aşağılama, ırkçılık, insan onuru, vicdan gibi kavramlardan yoksul kaldığının bir göstergesi değil mi sizce de? Hafızalarımızda geriye doğru gidersek şayet Afrika’da yaptıkları zulümler, diğer Müslüman coğrafyalarda çıkardıkları iç karışıklıklar vs. anlatmakla bitiremeyiz. Artan yaşlı nüfus ve genç ayyaş kafalarla ülkelerini taşıyacakları, kalkındıracakları bir birlik, toplum durumu maalesef yok.

İstedikleri verimde ve özellikleri taşıyamadıkları için sürekli dibe doğru bir gidişat gözlenmektedir. Özellikle insanlık namına belli dönemler haricinde iyi bir sınav vermediler. Biz özellikle Müslüman devletler ve uluslar olarak özeneceğimiz ve alacağımız ne kaldı bilmiyorum.

Bizler kendimizi değiştirmedikçe Rabbim bizleri değiştirmez. Batının kültürü yaşantımızı, içtiğimiz kahveden, giydiğimiz elbiseye, izlediğimiz filmlere kadar içimize sirayet etmiş bizi etkilemişse, artık bir yeter demeli ve kendimizi tam manasıyla değiştirmeli ve bunu da keskin sınırlarla ortaya koymalıyız. Dünya üzerinde gelmiş geçmiş devletleri incelendiğimizde, tarihe baktığımızda kimi devletler yükseldikçe kimilerinin gücü azalmış böyle hikmetli bir süreç yaşamışızdır. Allah’ın büyük hikmetlerinden olan bu zıtlıklar bizler içindir. Şimdi bir devran daha gelmiş Avrupa çöküşe doğru ilerlerken, Doğu da yükselişe geçmiştir. Millet olarak doğrudan yana haktan yana olalım yeter ki. Artık dünyada gerek gelişmiş teknoloji olsun gerek hukuk sistemi olsun alacağımız çok bir şey kalmış görünmüyor. Ancak var olanı sistemi güncelleme ve geliştirme yapmamız gerekebilir. Örneğin kendi iç hukuk sistemimizi evrensel hukuk sistemi statüsüne yükseltebilmek ülkenin hedefi olmalı, adalet ve hukuka güvenin sağlam zeminde tekrardan yükseltilmesi gerekir.

Batılılaşma kavramının içini doldurarak yıllarca Batılılaşmaktan kastın ne olduğuna karar vermeliyiz. Dolayısıyla kendi hamurumuza, yerli ve milli özümüze toplum ahlakımıza uygun işlere un serpmeliyiz. Bu vesile ile kendi iç ve coğrafi birliğimizi, belki ortak ordumuzu, ortak bir dini şuramızı kurmalıyız. Dünya da yalnız başına bir devletin parçalanmadan, bölünmeden kalmasının her zaman olduğu gibi bu zamanlarda da çok zor olduğunu unutmamalıyız. Kendimize gerçek müttefik ve dost olacak sağlam devletlerle yolumuza devam etmeliyiz.

Yazar : Mahmut Oran


Etiketler : başyazı | haysiyet | insanlık | milli mücadele | milli şuur | Türkiye | yeni dünya düzeni |