top-logo

16 Cemaziye'l-Ahir 1440

Günümüzdeki İnsanların İslam ve İman Üzerindeki Etkileri

Günümüzdeki İnsanların İslam ve İman Üzerindeki Etkileri

Eûzu billahi mineş-şeytânirracîm. Bismillahirrahmanirrahîm.                                                                                     

Sohbetime Peygamber Efendimiz (s.a.v.) salavat getirerek başlamaki istiyorum…
Allahümme salli ala seyyidina muhammedin ve ala ali seyyidina muhammed…
Ve böyle devam etmek istiyorum…
Kim İslam’dan başka bir din ararsa asla ondan kabul edilmez. O, ahirette de kayba uğrayanlardandır. (Al-i İmran Suresi, 85) Bu ayette de yer aldığı gibi açıklıyorum… Müslüman islam dinine mensup kişidir. Onunda inandığı tek bir inancı vardır. İnandığı inancı ise “iman” dır. İmanı  olan insan Allah’tan  korkar ve başka dine inanmaz. Ve asla münafık gibi hareket etmez. Nisa suresinde 136. ayetinde imanla ilgili bir ayette şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur.” İşte benim de değinmek istediğim tam anlamıyla asıl konu budur. Günümüzdeki insanları görüyoruz namaz kılmıyor, oruç tutmuyorlar, Allaha inanıyorlar ama ibadetlerini yerini getirmiyorlar. İşte dediğim bu şeyler birkaç yıldır çok yaygınlaşmış. İnsanlar “Cuma Namazına” bile ayda bir gider olmuşlar. Bunun en büyük sebebi imansızlıktır. Bu da bir müslüman ülkesi için çok ciddi bir meseledir. Örneğin insanlar müslümanız diyorlar namaz kılmıyorlar, Kuran okumuyorlar ama dillerinde hep Allah’ı seviyoruz sözleri yer alıyor. İşte ülke bu yaşayış tarzıyla münafıklığı rol alıyor… İşte bu ve buna bezer daha bahsetmediğimiz bir çok konu var. Bu konulara Allah’ın izniyle çözüm arayıp bulacağız. Çözüm bulma sebebimizde İslam ülkesi olan Türkiye cahillikten batmasın kendi yolunun nereden geldiğini ve nereye gideceğini unutmasın diyedir. İnsanlar yanlış yollara  düşüp kıyamet günü cehennem ateşinde yanmasınlar diyedir. Ve en önemlisi de “İlim öğrenenler bize öğretmedi” demesinler diyedir. Hz Ali ne diyor; “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” biz onlar için  üzerimize düşen görevi  yerine getirmesek onlar nereden öğrenecekler? Biz de onlar için nasıl çabalayıp duracağız, bu sebepten dolayı onlar da bize derler, üzerlerine düşen görevi yerine getirmediler, bizlere yardımcı olmadılar, demesinler kıyamet  günü. İşte bununla ilgili bir hadisi şerifte de şöyle buyuruyor: İnsanlığın Saadeti ilim iledir. Diyor ki: İnsanın mutluluğu  öğrendiği  ve Allah için öğrettiği bilgi iledir. Yusuf Has Hacip’de Kutadgu Bilip kitabında dediği gibi “Bilgi zamanı israftan korur. Bilen insan boşa zaman harcamaz.”. Bizde Allahın şüphesiz lütfu ile zamanımızı boşa harcamıyacaz.  Ve şu körü körüne giden insanlarımızı cahillikten kurtaracağız. Bizler insanları cahillikten, yalancılıktan, boş yere yeminlerden, hırsızlıktan, gösteriş için yaptığı ibadetlerden vb. durumlardan kurtarmazssak Allahu Teala bize demez mi ilim öğrendiğin halde o ilmi insanlardan esirgedin diye kıyamet gününde bizleri ateşten yapılmış bir gemle gemler. Ve şöyle bitirmek isitiyorum Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hazreti Muaz’ı Yemene gönderirken kendi sine şöyle demiştir:

Allah’a yemin ederim ki, Allah’ın senin vasıtanla bir kişiyi doğru yola iletmesi, senin için dünya ve dünyanın içinde bu lunanların tümünden daha hayırlıdır. Allah bizleri  ilim öğretip öğretenlerden eylesin . İnşallah                    

Yazar : Elanur Ahsen


Etiketler : ahir zaman | başyazı | ilim | iman | müslüman | Türkiye | zaman |