top-logo

15 Sevval 1440

Britanya’nın AB’den Ayrılma Nedenleri Ve Brexit Süreci

Britanya’nın AB’den Ayrılma Nedenleri Ve Brexit Süreci

Hepimizin bildiği üzere, 23 Haziran 2016 tarihinde Britanya, AB üyeliğine devam edip etmeme meselesi üzerine bir referanduma gitti. Özellikle AB’den ayrılmak isteyen grubun isimlendirdiği ve “Britanya” ve “Exit” kelimelerinden meydana gelen Brexit süreci, yaklaşık %52’ye %48 oy ile kabul edildi.

Peki Britanya’yı Brexit sürecine iten sebepler nelerdi? Bunca yıldır AB üyesi olan, dünya piyasasında ve finansında iyi bir konuma sahip olan Britanya, neden böyle bir karar alma gereği duydu?

Britanya, hepimizin tahmin ettiği gibi ekonomik açıdan gelişmiş bir ülke konumundadır. Lakin Britanya, AB’ye üye olduğu müddetçe her yıl 19 milyon sterlin hibe etmeyi artık yük olarak görmeye başlamış ve bu duruma son vermek için AB üyeliğine son vermeyi bir seçenek olarak görmüştür. Zira adalet bakanı Gove, Britanya’nın AB’den çıkması halinde daha özgür, daha adil ve daha zengin olacağı tarzında yaptığı açıklamaları da bu görüşleri kanıtlar niteliktedir.

Ayrıca Birleşik Krallık vatandaşlarının büyük bir kısmı artık kararlarını alırken Britanya’nın tek başına karar vermesi gerektiğini düşünmesi, AB’den ayrılmanın başka bir sebebi olarak gösterilebilir. Bununla birlikte artık Birleşik Krallığa göç durdurulmalıydı. AB, onlara göre çok lüzumsuz şekilde genişlemeye başlamıştı. Buna bir son vermenin zamanı gelmişti. Birleşik Krallık vatandaşlarının büyük bir kısmı, bu şekilde AB üyeliğinden çıkma taraftarı olurken, AB üyeliğini sonlandırmak istemeyen diğer grubun ise çok farklı görüşleri vardı. Onlara göre AB’den ayrılmak ekonomik açıdan Birleşik Krallığa zarar verebilirdi. Bu şekilde ülke dış piyasalarda ve dış politikada gitgide yalnızlaşabilir ve sahip olduğu ayrıcalıklı konumlarını kaybedebilirdi. Bu da Birleşik Krallığı bir çok konuda büyük sıkıntılara sokabilirdi. Zaten Britanya’nın ortak pazara ulaşımdan uzak olması ve Euro bölgesinin dışında olmasıyla yeterli ayrıcalığa sahipti. Daha fazla bahane bulunmamalı ve AB üyeliğine devam edilmeliydi.

Evet, Britanya’nın diğer AB ülkelerine göre avantajlı konumlarda olduğu elbette doğrudur. Fakat mesele sadece ekonomik açıdan değerlendirilmemelidir. Referandumdan sonra, ülkede bir siyasi kriz ile birlikte belirsiz ortamı da başgösterdi. David Cameron istifa etti, muhafazakarlar kısmında liderlik kavgaları çoktan başladı. İskoçya’da ise farklı durumlar baş gösterdi. İskoçya başbakanı Sturgeon AB’den kendileri istemediği sürece, Britanya’nın çıkamayacağı tarzında sözler sarfetti. Kuzey İrlandalı liderler ise İskoçya ile aynı fikirdeler. Peki bütün bunlar meydana gelirken, Britanya AB’den ayrıldıktan sonra ülkede fikir ve düşünce birliğini nasıl sağlayacak? Belli bir fikir ve düşünce birliğinin gerçekleşecek olması elbette çok zor bir ihtimal, bunların haricinde bölünmüşlüğün getireceği ikinci bir referandum olması da muhtemel. Her ne kadar İngiliz siyasi liderler böyle bir ihtimalin zor olduğunu belirtseler de, “hiç belli olmaz” demek çok yerinde bir cevap olacak. Fakat yine de bu ihtimalin gerçekleşmesi için erken seçim olmalı, AB üyeliğine devam edilmeli ve seçimi AB yanlıları kazanmalıdır. Yine de, sonuç bu şekilde gerçekleşse bile,parlamento referandum sonucunu yasal olmayacağı gerekçesiyle uygulamaya koymak istemezse,çok daha farklı sonuçlar baş gösterecektir.

Tüm bu ayrılma sebeplerinin haricinde,bir diğer önemli ayrılık sebebi de, parçalanma sorunu olarak gösterilebilir. AB’nin iç yapısına baktığımız zaman, birliğin güçlü olmayan ekonomilere maddi yardım yaptığını ve kendi ayakları üzerinde durmaları için yardım ettiğini görmekteyiz. Mesela İskoçya, özellikle askeri koruma ve ekonomik refah alanında İngiltere’ye bağımlıdır ve bu bağımlılığı bitirmesi için AB’ye muhtaçtır. Zira bu zayıf konumundan ancak AB’nin yardımları sayesinde kurtulacağını düşünmektedir. Bütün bunlar sebebiyle İskoçya başbakanı Sturgeon, AB’den ayrılmayı katiyen kabul etmemektedir. Bu kararın kabul edilmesi durumunda ise İskoçya’nın bağımsızlık referandumuna gideceği yönünde açıklamalar yapmıştır.

Bütün bunların sonucunda, Britanya’nın AB’den ayrılma yönünde karar alması finansal piyasalarda ciddi bir dalgalanma yarattı. Bu durum ise Britanya ekonomisinde birtakım sorunlara yol açtı. Zira, Sterlin 1980’lerden bu yana düşük seviyelerde seyrediyor bu durum ise ilk olarak bankacılık sektörünü etkiliyor. Ayrıca Britanya, aldığı bu karar ile Avrupa’nın finans merkezi olma konumunu da kaybedeceğe benziyor. Bütün bunların haricinde ABD ve birtakım uluslar arası şirketlerin AB üyesi İngiltere ile Avrupa pazarına giriş ve ilerleyişi sağlayan ayrıcalıklı konumunu da tehlikeye sokmuş durumda.

Brexit süreci, 2015’te başlamasıyla zaten bazı etkileri de beraberinde getirdi ve sterlin dolar karşısında değer kaybetmeye başladı. Ayrıca, AB ile müzakere sürecinin de bir zaman daha süreceğini hesaba katarsak, bütün bu olumsuz etkiler etkisini devam ettirecek gibi görünüyor. Ayrıca şu aralar gerçekleşen belirsizlik ortamı, küresel ekonomi ve küresel finans ortamını da etkisi altına alacaktır.  

Sterlin’in değer kaybetmesiyle ve dolara ve altına yönelişin artmasıyla Britanya, Brexit süreci sonrası belirsizlik sürecine devam edecektir. Ayrıca ekonomik ve politik risklerle karşılaşmaya devam edecek, iç sorunları ile yeni bir kriz ortamı daha oluşturmuş olacak ve kredi notu da düşen Britanya, kemer sıkma politikaları izlemek zorunda kalacaktır.

David Cameron’un istifası ile ilk şoklar atlatılmış olsa da, Britanya’nın içerdeki bölünmüşlük sorunu ile birlikte dış ilişkilerinde izleyeceği yol ve kendisine karşı gösterilecek tavır ilerleyen zamanlarda nasıl olacak?  Bu belirsizlik ortamında Kuzey İrlanda ve İskoçya nasıl bir tutum belirleyecek? Finansal açıdan değer kaybeden Britanya, Türkiye açısından yeni bir fırsatın doğmasına öncülük edebilir zira finansal yatırımlar İstanbul’a yönelebilir..

Şuan için kesin tahminlerde bulunmak zor lakin bütün bu soruların cevaplarını,AB’den ayrılan Britanya’nın dış pazarda ve dış politikada nasıl bir tutum belirleyeceğini,AB’nin birlikten ayrılan Britanya’ya karşı siyasi ve ekonomik tutumlarının nasıl olacağı gibi soruların yanıtlarını ilerleyen dönemlerde fazlasıyla bulacağız.

Yazar : Ayşe Tuğçe Şerbetçi


Etiketler : ab | avrupa birliği | başyazı | birleşik krallık | bretix | İngiltere | sterlin |