top-logo

17 Şaban 1440

Haşhaşiler ve FETÖ

Haşhaşiler ve FETÖ

Recep Tayyip Erdoğan’ın cemaat için kullanıdığı haşhaşiler ifadesi o zamana kadar pek bir bilinmiyordu. İfadeyi kullandıktan sonra tarihçilerimiz bu ifadenin tarihsel boyutunu ekranlarda, gazete ve dergilerde açıklamaya çalıştılar. Acaba Recep Tayyip Erdoğan’ın haşhaşiler benzetmesi sadece öylesine bir ifade miydi gerçekliği var mıydı?

Bu ifadeyi kullandığı zamanlarda RTE ilk başlarda anlaşılmadı. Çünkü cemaat ile olan savaşında en çok ve tek o veriyordu. Bir çok kez bunu ifade etmiş olsada hukuk, siyaset ve halk üzerinde etkisi pek olmuyordu. Çünkü cemaat gerçek yüzünü çok iyi gizlemişti. İşte o haşhaşi benzetmesinin bugün ne kadar doğru ve gerçek bir ifade olduğunu artık hepimiz daha iyi anlıyoruz.

Haşhaşiler olarak adlandıran kişiler ismaililik mezhebine dayanılarak kurulan bir (sapık) tarikattı. 11. yy’da haşhaşi kurucusu olan Hasan Sabbah tarikatın merkezi olarak Alamut kalesini seçmişti. Burada tarikat içindeki adamlarını cennet vaadinde bulunmuş ve adamlarına emirlerini harfiyen yerine getirtecek kadar bağlamıştı. Hatta yüksek bir dağ tepesinden aşağıya atlamasını istemesi gibi emirleri dahi adamları tereddüt etmeden yerine getiriyorlardı. Hasan Sabbah daha sonra adamlarını devrin sultanın topraklarına sürmüş ve devletin her kademesinde adamlarını yerleştirmişti. Hatta sultanın en yakın adamları dahi haşhaşi tarikatına bağlı olduğu için Hasan Sabbah sultanın huzuruna korkusuz şekilde çıkabiliyordu. Tarihte haşhaşiler ile bir çok spikülasyon olmasına rağmen biz tarih kısmını tarihçilere bırakıp cemaat yapısını ele alma niyetindeyiz.

Dikkat ederseniz cemaat ile haşhaşi tarikatı arasında bir çok benzerlik vardır. Bunlardan birinci Hasan Sabbah ve fetö lideri arasında ki benzerliktir. İkiside kendince bir mezhepsel ve tarikatsal olarak var olmuş ve etrafına taraftar toplamıştır. Hasan Sabbah tarikat merkezi olarak ulaşılması zor olan bir bölge olan Alamut kalesini seçmiş. Aynı şekilde FETÖ’de merkez olarak Amerika’nın Pensilvanya’daki çiftliğini seçmiştir. Hasan Sabbah tarikatdaki adamlarına cennet vaadinde bulunmuştur. Aynı şekilde FETÖ lideride şuan albayların ifadelerinde FETÖ’nün kendilerine zenginlik, makam ve mutluluk vaad ettiğini görüyoruz. Bu ifadeleri albayların sorgulamasında FETÖ’ye verdikleri sözü birbirlerine sık sık hatırlattıkları ve bu yoldan geri dönüşün olmadığını birbirlerine hatırlattıklarını görüyoruz. Güya çıktıkları bu yol kendilerince mutlaka başarıya ulaşmalıydı. Çünkü söz konusu olan kendi ve ailelerinin mutluluklarıydı. İşte Haşhaşi tarikatı ile FETÖ’nün içinde bulunduğu durum budur. Hasan Sabbah’ta devrin sultanının en yakınına dahi adamlarını yerleştirip korkusuzca davranabilmesiyle şuan FETÖ’nün aynı şekilde güven içinde gazete ve tvlerinde manşetler atıp iftiralarda bulunabilmişlerdi.

Ama şunu göz ardı etmeyelim ki FETÖ’nün arkasında başka dış güçlerin varlığı var. Ama zamanında APO’yu teslim edip Gülen’i nasıl aldılarsa bugünde FETÖ’yü verip laiklik yaftasını kullanmaya başladılar. Görmekteyiz ki şuan bir dini cemaat üzerinden gerçekleştirilen FETÖ saldırı üzerinden dini islamı karalama kampanyası başlamıştır.

Ali Koç: ’15 Temmuz darbe girişimi laik eğitimin önemini gösterdi’

En son koç ailesinden Ali Koç çıkıp laiklik yaftası yapıyor, bir babayiğidin çıkıp buna “Sen kimsin hattini bil, bir iş adamı olarak sana mı kaldı devlet ve eğitim kademesinde tavsiyede bulunmak?” diyebilmelidir.

Yazar : İbrahim Gündüz


Etiketler : ali koç | apo | başyazı | cemaat | fetö | hasan sabbah | haşhaşi | laiklik |