top-logo

16 Cemaziye'l-Ahir 1440

Bizler Bölündükçe, Onlar Birleşiyor ve Onlar Birleştikçe Biz Yeniliyoruz

Bizler Bölündükçe, Onlar Birleşiyor ve Onlar Birleştikçe Biz Yeniliyoruz

Tarih boyunca görmekteyiz ki, küffar milleti her zaman inananların karşısında tek saf olmuştur. Savaş meydanlarında bizi yenemeyenler anladılar ki, bizim sımsıkı yumruğumuz onların çelik ve demirlerini yeniyor, Allah’ın izni ile tekrar yenecektir de. Ama onlar sımsıkı yumruğumuzu ayırmayı başardılar. Türlü oyunlar ve fitneler ile bir olan parmaklarımız bir bir ayrıldı ve şimdi onların çelik ve demirleri karşısında savunmasız kaldık. Tek tek bizi yendiler, parmaklarımızı yerinden kopardılar… kestiler… ezdiler… ve sonunda yumruğumuzu sıkamaz olduk.

Hiç şüphe yok ki Allah, kendi yolunda, duvarları birbirine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever. (SAF Suresi 4. ayet)

Biz inananlar olarak bir olan saflarımız dağılmıştı, bir olan küffarın karşısında bir olarak savaşmayı bırakıp dağılmıştık, onlar bizle tek tek savaşıp bizi yenmişlerdi.

Dün onlar birlik oldukça, bizim birlik olmamızın önüne setler koymuşlardı. ABD’ye bakarsak 13 koloninin bir araya gelmesi ile kurulan bir devlettir. Aynı şekilde AB’de 6 devletin bir araya gelmesi ile ortak tek bir pazarın kurulması ile üye ülkelerin ekonomik olarak büyümesini amaçlamıştır. (Şu an üye devlet sayısı 28’dir.)

Bugün ise; bizi daha da parçalamak için çalışıyorlar, Irak topraklarını Iraklılar yönetemiyor deyip böldüler, Suriye’de mezhepsel çatışma var ve bölgede istikrar yok deyip böldüler.

Onlar her zaman bir olmayı amaçlarken, bizleri de bölmeyi amaçladılar.

Gelin görün ki kendi içimizde baktığımızda İslam Devleti; Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer döneminde Suriye’ye akınlar düzenlemiştir. Hz. Ömer, Hz. Muaviye’yi Şam valisi olarak görevlendirmişti ve Hz. Osman halifeliği sırasında, bütün Suriye’yi onun emrine vermişti. Hz. Ömer zamanında 4 yıl, Hz. Osman devrinde 12 yıl, Hz. Ali’nin hilâfeti esnasında 5 yıl, İmâm-ı Hasan vaktinde 6 ay Şam vâliliği yapmıştı.

Osmanlı Devletine bakacak olursak; 24 Ağustos Mercidabık Muharebesi ile 1516’da Osmanlı Devletine giren Eyalet-i Şam; İngilizlerin 1 Ekim 1918’de Şam şehrine girmesi ile sancaktarlık çökmüştü.

Tarihi Şuur ile bakacak olursak görmekteyiz ki, bir vali (Hz. Muaviye) yaklaşık 22 yıl boyunca Şam vilayetini yönetti. Vilayetin güvenliğini sağlayıp ordusuyla Bizans üzerine akınlar düzenlemişti. Osmanlı Devleti de Şam vilayetin de hilafet sancağının gölgesinde 402 yıl Şam topraklarını yönetti, o toprakların güvenliğine sahip çıktı. Bölgeyi sömürmedi, halkına zulmetmedi aksine kalkındırdı; hanlar, hamamlar ve kervansaraylar yaptı.

1918’den günümüze bakacak olursak, Eyalet-i Şam topraklarını Suriye, Lübnan, Ürdün, Filistin ve Yahudi’nin işgal ettiği Filistin topraklarına parçaladılar. Yetmezmiş gibi, Suriye’yi de bugün dörde, beşe bölmek için çaba sarf ediyorlar. Bizlerin artık fıtratı bozulduğu için tesbih taneleri gibi dağılıyoruz. Ama bize Selahaddin Eyyübi gibi komutanlar gerekiyor. Bir tane değil, her toplulukta kendini Selahaddin Eyyübi olmaya adamış genç nesillere ihtiyacımız var.

Selahaddin Eyyübi dağılmış olan İslam ordusunu kendi sancağı altında bir arada toplayıp 88 yıl Frankların elinde olan Kudüs kentindeki haçlıları Hıttın Savaşında yenmişti.

Yumruk olmayı başarabilirsek, ümmet coğrafyasında barış filizleri yeşerecektir. Küffarın çelik ve demirlerini de çelik ve demir gibi bir iman ile yeneceğiz.. Bu noktada Suudi Arabistanda 20 ülkenin katılımı ile kurulan ve tatbikatını yapan İslam Ordusu bir araya gelişin adımlarıdır. Allah’ın izni ile.

Gelişen olayları anlama ve yorumlama noktasında geçmiş tarihimizdeki yaşananları doğru şekilde öğrenip analiz etmeliyiz. Her olay ve gelişmenin ardında sağ duyu ve vakar ile olup bitenleri iyice görmeden ne bir söz etmeliyiz ne de bir adım atmalıyız.

İbrahim Gündüz

Yazar : İbrahim Gündüz


Etiketler : Hz. Muaviye | İslam Devleti | İslam Ordusu | osmanlı | Şam |