top-logo

14 Ramazan 1440

İnsan Niçin Yazar?

İnsan Niçin Yazar?

Toplum olarak okuma konusunda ümitsiz değilim, okumak noktasında o kadar çok çalışma yapılıyor ki; okuyan bir neslin yetiştiğine inanıyorum. Okuma konusunda genç nesil içinde bir istek, bir arayış var. Okunabilecek kitap çeşitleri de çok fazla, yeni yeni yazarlar orta çıkıyor. Her yazarın kendince farklı bir alan üzerinde kitapları piyasaya çıkıyor.

Farklı yazarlar, farklı kitaplar, farklı konular, farklı okuyucular…

Peki kısaca “neden okuruz ki neden yazalım?” diye bir soru soracak olursak cevabı ne olabilir?

Neden okuyoruz, bence kişisel dünyamızın bakış açısını geliştirmek, bilgi sahibi olmak, fikir sahibi olmak, anlamak, idrak etmek ve şuurlu olmak gibi bir çok sebep için okuyoruz diyebiliriz.

Peki neden yazalım? Ya da niçin yazma ihtiyacı hissedelim?

Yazmak apayrı bir dünyadır ve yazabilmek için bir azim gerekir. Ama benim için yazmaya cesaret edip başlamak daha önemlidir. Çünkü yazma ihtiyacını hisseden veya “yazabilir miyim?” acaba diyen kişi mutlaka ciddi bir okuyucudur. Okumaya önem veren kişi benim fikrimce kendini geliştirmek isteyen kişidir. İnsan niçin kendini geliştirir? Çünkü bu muazzam dünya içinde insanın kendi dünyası vardır ve ben bunu ceviz meyvesine benzetiyorum. İnsan ceviz meyvesi gibidir. Yaş iken kabuğu çatlar ve kuru ceviz kalır. Yeşerip ceviz ağacı olabilmesi için kabuğunu kırması ve her dalında yüzlerce yeni ceviz meyvesi verebilmelidir. İnsanda okuyarak ceviz meyvesinden ceviz ağacı olmayı ister.

Ama ceviz meyvesinden ceviz ağacının filizlenmesi için vakti ve zamanını beklemelidir. Peki vakti ve zamanı geldiğinde kabuğunu kırması gerektiğini nasıl anlayacak? Ya da nasıl anlamalıdır?

Bu sorunun cevabı yazmaktır.. Yazmakla insan düşünce dünyasının zenginliğini fark edecektir. Okuyan insan kabına sığmadığını anlayacak ve ceviz ağacı olmak isteyecektir. Kabuğunu kırması gerektiğini düşünce dünyasını zenginleştirmesi gerektiğini anlayacaktır. Yazarak insan kabının dolup dolmadığını anlar. Kağıt kalemi eline aldığında ya da bilgisayar başında klavyenin başına geçtiğinde kafasında bir şeyler oluşmaktadır veya gün için de kafasına dank eden bir düşünceler yumağı vardır. Bunları yazma ihtiyacı hisseder ve bu konuda da acele etmektedir. Çünkü ilham olarak düşündüğü şeyleri kafasının içinde hisseder. Bu kabuğunun çatırtı sesleridir.

İnsan yazdıkça kendisinde gelişmekte olan düşünce dünyasının sınırlarını fark edebilir, farklı konulara ve düşüncelere yönelebilir, nerelerde kendisini geliştirmek istediğini anlayabilir. Yazabilmek budur, insan kendini okuyarak keşfetmesini başarabilir ve yazarak yaşam dünyasını görebilir. Yazmaya cesaret edebilmek ise bu yolun başıdır.

Başlamadan kalemin neler yazabileceğini düşünemezsin. Bir bakmışsın senin düşünce dünyan, başkalarının düşüncelerini zenginleştiriyor, düşüncelerine bir şeyler katıyor. Gerçekten yazmadan bilemezsin. Yazmaya cesaret edebilmen umuduyla…

İbrahim Gündüz

Yazar : İbrahim Gündüz


Etiketler : ceviz | iç dünya | kabuğunu kırmak | okumak | yazmak |