top-logo

15 Sevval 1440

Yürek Yansıtma Sanatı

Yürek Yansıtma Sanatı

Bu yazımda size naçizane ebru sanatından bahsedeceğim.

Ebru sanatının ilk nerede ve ne zaman ortaya çıktığı kesin olarak bilinmemekle birlikte, İran kaynaklarına göre Hindistan’dan İran’a, İran’dan da Osmanlıya geçmiştir. Osmanlı zamanında Ebru, tasavvufî anlamda çok kullanılmakla birlikte önemli yazışmalarda da kendini göstermiştir. Yine Osmanlı zamanında şifahanelerde, terapi amaçlı da kullanıldığı bilinmektedir.

Ebru geleneksel bir sanat olması akabinde, kullanıldığı malzemelerde bunu görmekteyiz. Örneğin toprak boya, at kılı ve gül dalından yapılan fırçalar, sığır ödü gibi malzemeler önem arz etmektedir…

Ebru sanatında teknenin başındayken bambaşka alemlere gittiğiniz doğrudur, zira saatlerce tek kelime etmeden öylece pür dikkat ebruya odaklanıyorsunuz ki bıraksalar bir ömür geçirebilirim diyorsunuz. Ebru yaparken dalıp gidiyorsunuz başka alemlere bu sanat da Allah (c.c) aradığınız ve tevekküle nail olduğunuz da kaçınılmaz oluyor zaman zaman. Bu sanatın bu zamana kadar gelmesinde çok büyük emeği olan, hocaların hocası üstad Fuat Başar hocamızın da dediği gibi gerçek sanatçı Cenabı Haktır, ‘Allahu Teala ne verirse tekneden o çıkar’ der, gerçekten de öyledir. Her zaman güzel ebrular yapamadığınız da oluyor, boyalarınızın çalışmadığı gün boyu uğraştığınız, teknenizin rast gitmediği oluyor ama yine de sabırla devam ediyorsunuz ta ki istediğiniz sonuca ulaşana kadar. Bu sanatta sabır, çok önemli rol üstleniyor. Mesela elinize fırçayı aldığınızda acele etmeden sakin bir şekilde aynı ritimde, hızda, boya serpmeniz gerekir bir an sabırsız davranarak ahengin dışına çıkarsanız sonuç hüsran olabilmektedir. O bakımdan sabırla sebat ederek devam etmek gerek…

asdadasdBu sanata yine emek vermiş öğrencisi olmaktan gurur duyduğum, ebruları gibi zarif, naif bir yüreğe sahip değerli hocamdan da çok şey öğreniyoruz. Sadece sanat değil, güzel insan olmayı da bize öğretiyor, önünde saygıyla eğiliyoruz. İnşaAllah bu sanat bu hocalarımız sayesinde unutulmayacak ve hak ettiği değeri bulacaktır. Değerli hocamızın Sultanahmet’te küçük ama öyle sıcak öyle samimi bir atölyesi var ki, hocasından öğrencilerine yüreği güzel insanların olduğu görülesi, yaşanılası bir meclis mevcut. Ebru sanatı naçizane benim tabirimle yürek yansıtma sanatı. Öyle güzel eserler çıkıyor ki bu atölyede, adeta o kişinin yüreği suya aksediyor. Yapan susuyor tekne konuşuyor bu sefer.

Sözün özü ebru bambaşka bir dünya, insanın gönül hazinesini güzelleştiren bir sanat, eğer bu sanata ucundan bucağından tutunmak isteyen, öğrenmek isteyenler var ise istikamet belli: Ebru sanatı. Vira bismillah diyerek başlayabilirsiniz, şiddetle tavsiye edilir.

Bu sanatta incelik var, zarafet var, sabır, tevekkül, huzur ve daha nice güzellikler var. Bu sanatın her daim ilerlemesi için bizler de karınca kararınca özünü bozmadan, hocalarımızın gittiği çizginin dışına çıkmadan ilerletmek, daha iyi yerlere gelmesi için çaba gösterme derdine düşmekteyiz, inşaAllah da başarırız. Ebrunun daha güzel yerlere gelmesi ümidiyle…

Emine Kaya

Yazar : Emine Kaya


Etiketler : ebru sanatı | güzellik | huzur | incelik | sabır | sanat | sanatı | tasavvufi | tekne | tevekkül |