top-logo

16 Cemaziye'l-Ahir 1440

Şükrün Fazileti

Şükrün Fazileti

Şükür ve Hamd Alemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.

Son zamanlarda çoğumuz mutsuz olmaktan ve hayattan zevk alamamaktan bahseder olduk. Aslında bunun en önemli sebebi; şükür etmeyişimiz yada verilene razı olmayışımızdandır. İnsanoğlu olarak ara ara dibe vurduğumuz zamanlar oluyor elbette ama Rabbimiz öyle büyük ki; bizlere bambaşka bir bakış açısı sunarak, acizliğimizi bizlere gösteriyor; bizlerde ona karşı kendimizi hamd ve şükür içinde buluyoruz.

Bendeniz de öyle bir günde canımın sıkkın olduğu bir vakitteydim. O gün yaşadığım iki farklı olay silkelenmeme ve kendime gelmeme sebep oldu diyebilirim. Eskiden aynı semt de oturduğumuz, sevdiğimiz ve saydığımız bir dostumuzun evine konuk oldum. Aslında ev sahibi hali-vakti yerinde ve maddiyata dair hiçbir sıkıntısı olmayan insanlardı; ancak o gün gidip gördüğümde yüzleri hiç gülmüyor, gönülleri huzursuz ve mutsuzdular. O an ne kadar paraya ve pula sahip olduğunun bir öneminin olmadığını anlamış oldum. Önemli olan neyi nasıl kazandığın ve kazandığını Allah için nereye ne şekilde harcadığın, yaptığın işler için de seni ve başkalarını ne kadar mutlu etmiş olman önemliydi.

Daha sonra hiç hesapta yokken oradan çıkıp başka bir yere gittim. Meğer Rabbimin planı çok başkaymış…

Gittiğim yer Suriye’de ki savaştan dolayı vatanlarını terk etmek zorunda kalmış bir ailenin evleriydi.. Onlar beni evlerinde öyle güler yüzle karşıladılar ki, evin hanımını anlatamam çok etkilendim ve memnun kadım. Evde imkanları çok sınırlıydı ki yerde halı dahi yoktu.

Aslında YOK kelimesi benim hayatımda hiç gerçek anlamını bulamamıştı, oraya gidene kadar….

O evde ziyadesiyle huzur vardı, aslında aynı dili kullanamasak ta evin küçük oğlunun tercümesiyle aile ile kendi çapımızda anlaştık. Evin hanımı güler yüzlü ve imanlı bir hanımefendiydi. Her cümlesinde ‘Elhamdülillahli Rabbil Alemin’ demesi beni çok şaşırtmıştı. Kaç ay geçmesine rağmen kulaklarımda hala sesi yankılanıyor… Evin hanımının ayağında ki terliği çıkartıp bana vermesi bile beni derinden etkiledi. O an gözlerimi kaçırsam da tutamadım göz yaşlarımı ve gönlüm o soğuk betona basmasına razı olmayıp terliği istemedim. Kim bilir belki de utanmışımdır, onca şeye sahipken mutlu olmayı becerememekten, halime şükretmemekten…

O gün ben bu iki ziyaretten bir çok mana ve ders çıkarttım. Kendime önce üzüldüm sonra ise anladım ki şükrettikçe şükredecek şeyler de artıyor. Tüm mevzu nereden ve nasıl baktığın ile alakalı.

Mutluluk sadece madde de, eşya da, makam da ve mevki de değil, Allah’ın size takdir ettiğine razı olup şükretmeniz de saklıdır. Mutluluğu maddeye ve kişiye bağladığımızda zira kaybettiğinizde mutsuz olmanız kaçınılmaz olacaktır. O yüzden mutluluğu Rabbimizde aramak ve istemek en doğrusudur.

Dilinizden şükrü, gönlünüzden tevekkülü eksik etmememiz dileğiyle.. 🙂

Emine Kaya

Yazar : Emine Kaya


Etiketler : huzur | imtihan | muhacirler | mutluluk | sabır | şükür | suriye | tevekkül |