top-logo

14 Ramazan 1440

Türkiye’nin utanç duvarı: 28 Şubat

Türkiye’nin utanç duvarı: 28 Şubat

28 Şubat,

Bin yıl sürecek” denilen bir süreç…

Neden bin yıl sürecek denildi? Çünkü bu toprakların gerçek sahipleri olan Müslüman evlatlarını ancak bu şekilde baskıyla, zorbalıkla, tehditle, şantajla yıldırmayı başarabileceklerini zannettiler.

Ama öyle olmadı, suları yokuş yukarı akıtamadılar.

Bin yıl sürmese de bu süreçte darbeci zihniyet, İslam’ı her alanda yaşamak isteyen Müslümanları hedefine koymuştu. Nasıl olur da başörtülü birisi üniversiteye girebilirdi?! Bu mümkün değildi, zira üniversiteler çağdaş ve ilerici olmak zorundaydı. Başörtüsü takarak nasıl çağdaş ve ilerici olunabilirdi ki?

İmam hatip okullarına gidenler bu ülkeye ne kazandırabilirdi ölü yıkamaktan başka? Bu okullar da çağdaşlığın önündeki engellerden biri değil miydi?

Ne?! Başörtülü biri milletvekili mi olsun?! Çıldırdın mı sen?! Bu lafı söylemenin vatana ihanetle eş değer olduğunu bilmiyor musun yoksa?!

Evet, kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi ama bu senin bildiğin haklardan değil!

Biz başörtülüleri geri planda dursunlar, siyasete bulaşmasınlar, ama oylarını da bizim istediğimiz bir partiye versinler diye düşünmüştük. Başörtüsüyle siyaset yapacaklarını bilseydik zamanında anayasaya ek madde falan koyardık. Mesela; “başörtülü olanlar sadece seçebilir, seçilemez, seçilmesi teklif dahi edilemez.” diye. Tüüh hiç aklımıza gelmemişti.

Yahu adamın biri çıkmış, ümmet, cihad falan diyor. İslam birliğinden bahsediyor. İmam hatip okulları açıyor, ağır sanayi diyor, milli savunma sistemi diyor, 5 vakit namazını da kılıyor… Bu adam nasıl prof. olmuş? Zamanında gözümüzden kaçmış bu adam, ama bundan sonra böylelerinin gözümüzden kaçma gibi bir lüksü yok!

Gözlerinden kaçan bu adamın Başbakan olması, kendilerini bu ülkenin sahibi zanneden “Beyaz Türkleri” çılgına çevirmişti.

Sadece namaz kılsa neyse, bu adam Türkiye’nin İslam alemine rol model olmasından bahsediyor. Ülkenin milli bir şekilde kalkınmasından bahsediyor. Yahu icat çıkarmayın başımıza! Madem bir şekilde prof. olmuşsun, git okulda ders ver. Sizin neyinize siyasetle ilgilenmek? Sinir uçlarımıza dokunmayın bak vallahi bozuşuruz!”

Dedikleri gibi de oldu, bozuştular…

Hem o bahsettikleri prof.’la, hem de onun arkasındaki milletle. Çünkü o insan milleti temsil ediyordu. Onurları, gururları hiçe sayılan çok geniş bir kesimin sözcülüğünü yapıyordu. Bu yüzden kendilerini ülkenin sahibi gören bağnaz, gerici, dans ederek ilerici olunabileceğini zanneden o bir avuç güruh milletin iradesiyle seçilmiş Başbakanı düşürmek için ellerinden geleni yaptı. Türlü komplolar, iftiralar, tehditler, şantajlar…

Bir tarafta namlusunu millete çeviren asker, diğer tarafta medya baronları, bürokraside yuvalanmış, örümcek ağı gibi insanları hapsetmiş köhne zihniyet…

Bütün bunlara karşı onuruyla dik durmuş bir millet, ve bu milletin seçtiği Başbakan Prof.Dr.Necmettin Erbakan.

28 Şubat Türkiye tarihinde kara bir leke olacak. Bin yıl sürmedi(çok şükür) ama bin yıl unutulmayacak.

Kinci değiliz ama sırf kılık kıyafeti yüzünden okullara alınmayan öğrenciler, öğretmenler; oğlunun yemin törenine giremeyen anneler; yaşam biçimlerinden dolayı meslekten atılan asker, polis, öğretim görevlisi; irtica yüzünden görevine son verilen diyanet mensupları; psikolojik baskılarla istifa etmek zorunda bırakılan memurlar…

Bunları da tekrar yaşamamak için unutmayacağız elbette.

O yüzden 28 Şubat babalar gibi darbedir. Hem de en az 12 Eylül kadar zarar vermiş bir darbe. Çünkü sadece siyasi olarak yıkım yapmadı, sosyolojik olarak da müdahalede bulunuldu.

O dönemde bütün zorluklara rağmen dik duran onurlu insanlara selam olsun.

Görevlerinden uzaklaştırıldıkları için simit satarak rızkını kazananlara selam olsun.

İradelerini yok saymaya çalışanlara karşı “ben buradayım!” diyerek 28 Şubat’ın aktörlerini buruşturup çöp kutusuna atan aziz milletimize selam olsun!

Selam olsun milletimizi yükseltmek için omuzlarını feda eden, ülkemizi yükseltmek için taşın altına elini değil bütün vücudunu koyan o güzel insana, Erbakan Hocamıza selam olsun! Mekânı Cennet olsun.

Saygılarımla…

Ferhat CANBAŞ

Yazar : Ferhat Canbaş


Etiketler : 28 şubat | başörtü | darbe | din | ferhat canbaş | iman | inanç | islam | Necmettin Erbakan |