top-logo

15 Sevval 1440

Sultan II. Abdülhamid Han ve Büyük Projesi: Hicaz Demiryolu

Sultan II. Abdülhamid Han ve Büyük Projesi: Hicaz Demiryolu

SULTAN II.ABDÜLHAMİT VE BÜYÜK PROJESİ: HİCAZ DEMİRYOLU

Osmanlı Devleti,kurulduğu günden itibaren teknolojik gelişmelere ve bu gelişmelerin devlete uyarlanması konusu ile çok yakından ilgilenmiştir. Devlet toprakları üzerinde demiryollarının inşaasına verilen önem de bu ilgilinin bir parçası olmuştur.

Demiryolları ile gerçekleştirilecek olan dini kalkınmanın yanı sıra iktisadi kalkınma,Avrupalı devletlerin faydalanmak istediği bir çıkar konusu olarak ele alındı. Kıta Avrupası devletleri ve özellikle İngiltere,kendisine farklı pazarlar bulmak ve ürünlerini satmak konusunda daha fazla imkan elde etmek istiyordu. İngiltere, bilindiği üzere Sanayi İnkılabı’nı gerçekleştiren ilk ülkeydi ve ekonomik açıdan aşırı yol kat etmesi sebebiyle ürünlerine Kıta Avrupası tarafından el koyulmuştu. Bütün bunlar sebebiyle,Osmanlı Devleti’ndeki teknolojik ve iktisadi gelişmelerle ilgilenmek,çıkarları açısından özellikle İngiltere’nin çok işine gelmiştir.

SULTAN ABDÜLHAMİT’İN HİCAZ DEMİRYOLU HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ

II.Abdülhamit,Şam’dan Mekke’ye bir demiryolu inşaasına,Nisan 1900’de karar verdi. Bu kararın öncesinde ise uzunca bir süre devam etmiş olan bir hazırlık dönemi vardı. Avrupalı devletlerin,kendileri arasında bu bölgeler üzerine yaptığı çekişmeler devam ederken Sultan,o bölge hakkında araştırmalar yapmaya başladı ve 1900’ün ilk aylarında,hac döneminde tecrübeli bir kurmay subaydan bölge hakkında bilgiler edindi.

Sultan Abdülhamit açısından bu tür projelerin,özellikle de Hicaz Demiryolu projesinin gerçekleştirilmesi kaçınılmazdı. Eğer proje tamamlanırsa,herhangi bir karışıklık esnasında,kolay bir seferberlik ilan edilebilecekti. Ayrıca sultan Abdülhamit,projenin iktisadi ve politik faydalarını da göz önünde bulundurmuştur.

DİNİ SEBEPLER

Osmanlı Devleti’nde dinin yeri her zaman ayrı ve özel tutulmuştur. Vatandaşların can güvenliğinin sağlandığı kadar,dini güvenliklerinin de sağlanması gerekiyordu. Hicaz Demiryolu, özellikle hac yolunun güvenliğinin sağlanması açısından önem teşkil ediyordu. Hac yolculuğu esnasında,karşılaşılan bulaşıcı hastalıklar ve su sıkıntısı, seyahat masrafları, bu yolculuğu daha da zorlaştırıyordu. Eğer Hicaz Demiryolu hayata geçirilebilirse,bu uzun ve zor yolculuğun gidiş dönüşü sadece 8 güne indirilecekti. 10 günlük ibadet ile de toplam hac, 18 gün olmuş olacaktı. Ayrıca Hicaz Demiryolunun bir şube hattı ile Cidde’ye bağlanması da Mekke ve Medine’ye dünyanın değişik yerlerinden hacıların gelmesini sağlamış olacaktı.

Sultan Abdülhamit,ayrıca İngiltere gibi yayılmacı ve çıkarcı ülkelerin faaliyetlerini önlemek için İslam Birliği siyasetini benimsemiştir.Bu birlik siyaseti; Çin,Japonya,Malezya,Hindistan,Mısır,Fas,Tunus,Buhara ve Kafkaslarda faaliyet gösteren müslümanlar tarafından da benimsenmiştir. Burada görevli şeyh ve dervişlere önemli görevler verilmiştir. II.Abdülhamit aynı siyaseti,Arap Yarımadası’nda da uygulamak istemiştir. Zira,kutsal mekanlara sahip bu bölge,Sultan tarafından ayrı bir önem sarfetmiştir. Bu sebeple Sultan Abdülhamit, Arap Yarımadası’nın değişik yerlerinde yaşayan bölge liderleri ve kişilerle samimi dostluklar kurmayı ihmal etmemiştir.

image00Resim 1: Mali anlamda katkı dışında ,Hicaz demiryolunun dini anlamları da mevcuttu. Bunlardan en önemlisi, Peygamber türbelerini ziyaret ederek Efendimiz (sav) ile vuslata ermekti. Harita 1: Hattın Güzergahını Gösteren harita.(Peygamberler Yolu)

İKTİSADİ SEBEPLER

Hicaz Demiryolu projesi ile iki kapsamlı bir iktisadi yatırım tasarlanmaktaydı. İlk olarak Osmanlı Devleti,Süveyş Kanalı’na bağlılıktan kurtulmalıydı. Bu şekilde,büroya ödenen paralar içeride kalacaktı ve Avrupa ticaretine kazandırılan deniz kıyıları yerine,ülke içi ekonominin canlandırılması sağlanmış olacaktı.İkinci olarak ise, Osmanlı Devleti’nin çözmeyi başaramadığı sorunların başında gelen bedevilerin, göçebelikten çıkıp iş imkanı sağlayan köy ve kasabalarda yerleşik hayata geçirilmesi, içerde ve dışarıda yarattıkları sıkıntıları bir nebze olsun hafifletecekti.

Şunu da belirtmekte fayda var: Proje,sadece çıkarcı Avrupa ülkelerinde değil,İslam aleminde de yankı uyandırmıştır.Bu proje,İslam aleminde çok hayırlı bir yatırım olarak destek görmüştür.İlk günden itibaren İslam dünyasında önemli bir hedef ve ideal haline gelen proje,en üst seviyedeki bürokratından, en sade müslümanına kadar binlerce insanın yardımına koşmuştur. Hattı Medine’ye ulaştırma çalışmaları  İslam aleminde büyük bir coşkuyla karşılanmıştır.Hicaz Demiryolu,aynı zamanda,müslümanların kendine güvenlerinin gelmesini sağlamış,ortak hedefler etrafında müslümanların yardımlaşma ve dayanışma şuurunun oluşmasında büyük rol oynamıştır.

image02Resim 2: Hicaz Demiryolunun en önemli duraklarından Şam Tren İstasyonu

AVRUPA’NIN PROJEYE BAKIŞ AÇISI

Avrupa devletleri,o dönemlerde sadece yapacağı işlerden kazanç sağlama peşindeydi. Bu düşünce Almanya’da dahi böyleydi. Ayrıca Osmanlı Devleti’nin kendi başına adımlar atması da Avrupalı devletleri bir hayli endişelendirmiştir. Lakin yine de Avrupalı devletler, Osmanlı Devleti’nin tek başına başarılı olabileceğini düşünmüyorlardı. Sadece Avrupalı devletlerde değil,Osmanlı Devleti içerisinde de başarılı olunacağına dair inanç fazlasıyla düşüktü. Alman elçisi hazırladığı raporunda,aklı başında kimsenin buna inanamayacağını yazıp,Hariciye Nazırı Tevfik Paşa’nın gülerek,pek de bu girişime ihtimal vermediğini söylemiştir.

Ayrıca Alman elçisi raporunda,”Bu girişim başarıya ulaşamaz,zira Osmanlı’da para,demiryolu inşaatı için yapılabilecek teknik kadro ve işletmecilikte tecrübeli kadro yoktur.”diye yazmıştır. Yine de Osmanlı Devleti’nin maddi destek amacıyla İslam dünyasına yaptıkları çağrı,Avrupalı devletler tarafından endişeyle karşılanmıştır. Proje inşaatının ucuza çıkması için gerekli önlemler alındıktan sonra komisyonun başında bizzat II.Abdülhamit’in bulunduğu açıklanmış ve İslam dünyasından maddi yardım istenmiştir. Başlangıçta projeye ve gerçekleşeceğine fazla ihtimal vermeyen Avrupa devletleri de Osmanlı’nın bu başarısı ile şaşkınlıklarını gizleyememişlerdir. Fakat Avrupa devletleri,bu başarının üzerini örtmeye çalışmış,anti İslam ve anti Türk propaganlarıyla  Sultan Abdülhamit’i kötü göstermeye çabalamışlardır.

image01Resim 3: II.Abdülhamit’i karalamaya yönelik bir gazeteden alıntı. II.Abdülhamit burada birçok insanın katili olarak düşünceli ve öfkeli bir yüz ifadesiyle resmedilmiş.

Hicaz Demiryolu’na verilen önem,sekiz yıl boyunca sürmüştür. Bu süre zarfında,gerek ülke içinde gerek ülke dışında önemli hadiseler yaşansa da Hicaz Demiryolu meselesi hep en önemli mesele olarak kalmıştır. Dışardan sağlanan kaynakların yetersiz kaldığı anlaşılınca Sultan II.Abdülhamit, ülke içi kaynakları kullanarak projeyi tamamlamaya çalışmıştır.

Her ne kadar bu proje için önemli çabalar sarfedilse ve zamanla başarılı sonuçlar alınsa da ,bedeviler “Sultanın Katırı”olarak adlandırdıkları hattın,Mekke’ye doğru ilerlemesine karşı çıkmışlar ve silahla karşılık vermişlerdir. Yine de, hat sürekli bir ekonomik ticaret gelişmesi göstermiş,kalkınma,ilerleme ve medenileşme hareketlerine büyük katkılar sağlamıştır. Fakat 1914 yılında I.Dünya Savaşı’nın başlamasıyla,hat paslanmaya terkedilmiş ve ciddi sıkıntılar yaşanmıştır. Ayrıca savaş nedeniyle hat ulaşıma kapatılmış ve ekonomik sorunlar baş göstermiştir.

Hicaz Demiryolu’nun sonunu getiren asıl hadise ise,Mekke emiri olan Şerif Hüseyin’in isyanı olmuştur. Şerif Hüseyin,kendi bölgesinin nüfusunu azaltan durumları soğuk karşılamış,Cidde hattının inşasına karşı çıkmıştır. Haziran 1916’da ise isyan etmiştir. Şerif’in isyanıyla,Hicaz Demiryolu’nun güvenliğini sağlama fikri de ön plana çıkmıştır.

Ayrıca Hicaz isyanında demiryolu hatlarına karşı sabotaj hareketleri de baş göstermiştir. Osmanlı kuvvetleri,bölgeye karşı ne kadar askeri güç kullanırlarsa kullansınlar, yine de başarılı olamadılar,zira bedevilerin saldırıları İngilizler tarafından gizliden gizliye desteklendi. Zaten amaç,Osmanlı kuvvetlerini yok etmek değil,ray ve lokomotiflere zarar vermekti.

Sonuç olarak; Avrupa devletleri (özellikle İngiltere) , Osmanlı Devleti’nde yaşanan gelişmeleri yakından takip etmişler, II.Abdülhamit’in batının emperyalizmine karşı dimdik ayakta duran başarılı projelerini kendisine zarar bilmişler ve bu başarılara maddi ve manevi olarak gölge düşürmeye çalışmışlardır.İslam dünyasına ve II.Abdülhamit’e karşı yapılan art niyetli propagandalar, Osmanlı Devleti’ne zarar verdiği gibi, maalesef II.Abdülhamit’in başarılı projelerine de gölge düşürmüştür. Bütün talihsizliklere ve gösterilen düşmanca tutumlara rağmen tarih her zaman doğruluktan yana olduğunu bizlere göstermiş ve yüzyıllar sonra bile bu büyük sultanın başarılarını taktir etme ve onun düşüncelerini anlamamıza imkan vermiştir.

AYŞE TUĞÇE ŞERBETÇİ

KAYNAKÇA

1. Derin Tarih Dergisi,Özel Sayı 3,Abdülhamit’i Anlamak Türkiye’yi Anlamaktır,Mustafa Kaçar,Sf.86
2. www.akıntarih.com/turktarihi/hicazdemiryolu.html

Yazar : Ayşe Tuğçe Şerbetçi


Etiketler : abdulhamid | Almanya | Avrupa | demiryolu | hicaz | hicaz demiryolu projesi | İngiltere | islam | Medine | Mekke | osmanlı devleti | Şam | Şerif Hüseyin | Tarih |