top-logo

15 Sevval 1440

Merkez Bankası Bağımsız Olmalı Mı?

Merkez Bankası Bağımsız Olmalı Mı?

2000’li yıllardan önce Türkiye, bağımsız bir merkez bankasının nasıl işleyeceğini kafasında canlandıramazdı ve bu bağımsızlığa karşı ülke dinamiklerinin nasıl bir tepki vereceği de öngörülemezdi. Bu 2 ana faktör MB’nin bağımsızlığı konusunda otoriteyi her zaman sürünceme de bırakmış olacak ki uzun bir süre bu cesur karar verilemedi ve tabi hükümetlerin elinin altında tutmak isteyeceği,  MB’ den vazgeçmek istememeleri de bir başka ana faktördür. Cesaret yoksunluğu ve hükümetlerin oy maksimizasyonu hedefi her seferinde hane halkına devalüasyon veya enflasyon altında ezilme olarak geri dönmüştür. 2000’li yıllardan sonra ise geç alınmış bir kararla Türkiye nihayet bağımsız bir merkez bankasıyla tanıştı ve bence bu durumu hazmedebildi.

Ekonomiyi büyük ölçüde siyasi mekanizma değil Merkez bankaları yönetir en azından gelişmiş ülkelerde böyle olmalıdır. Peki, halkın seçtiği kişiler bu durumu nasıl anlayışla karşılayabilir ya da nasıl hazmedebilir diye akıllara soru gelebilir. Neticede ülke yönetimini belirli bir süre karşılığında bir siyasi topluluğa emanet ediyorsunuz, o kişiye güveniyor ve oy veriyorsunuz. Ülkenin ekonomisinde söz sahibi olmasını da mantıklı olarak görebilirsiniz fakat ekonomi uzmanlık isteyen ve en önemlisi ekonomi yönetilirken siyasi bir iradeye itaat gerektirecek tutumların olmaması gereken bir bilimdir. Yaptığınız işlerden dolayı amiyane tabirle işimden olur muyum düşüncesinin olmaması gereken bir makamda olmalısınız ki ekonomik dinamikleri objektif değerlendirerek sağlıklı kararlar verebilesiniz.

Merkez bankası bağımsızlığı, siyasi bağımsızlık kadar önemli ve saygı duyulması gereken bir bağımsızlıktır. Bilhassa siyasi irade bu bağımsızlığa saygı duymalıdır çünkü gelişmekte olan ülkelerin yatırımlarının lokomotifi olan yabancı sermaye Merkez bankası bağımsızlığı konusunda çok hassastır.

Evet, merkez bankası bağımsız olmalıdır bu konuda kesinlikle en ufak şüphe taşımamalıyız fakat bağımsız merkez bankaları gelişmiş ülke örneklerinde gördüğümüz üzere dik durmalı ve kesinlikle güven sarsacak konuşmalar ve tutumlardan kaçınmalıdır. Bağımsız merkez bankalarının bulunduğu ekonomilerde ekonomik dinamiklerin en hassas olduğu nokta tutarlılık ve güvendir. Bağımsızsınız ve atacağınız her adımı kendiniz karar verebilecek pozisyonda iseniz ekonomi hakkında attığınız her adımda güven ve tutarlılığı en önde tutmak zorundasınız ve zaten bu beklenmelidir. Eğer bu güven mekanizmasında bir sorunla karşılaşılırsa yabancı sermayeyi tekrar ülkeye çekebilmek de zorlaşır yerli dinamikleri inandırmakta zorlaşır.

Peki ya Merkez bankası bağımsız olmasaydı ne olurdu?  Siyasiler ve bürokratlar arasındaki farkı görmekle alakalıdır bu durum. Bürokratlar, politikacılara kıyasla toplumsal çıkarı daha iyi gözetir, daha sorumlu davranırlar. Bürokraside toplumsal çıkarı gözetme temel güdüdür. Politik kaygılar, seçimler yaklaşırken tekrar iktidar hırsı ve diğer hesaplar ise çoğu kez kamu yararının geri plana itilmesine yol açar. Merkez bankası bağımsızlığı ile kamu yararı daha iyi gözetilir, yaşama geçirilir.

Sözün özü siyasi irade Merkez Bankası üzerinde egemenlik kurmaya, baskı altına almaya çalışmamalı ve Merkez Bankası ’da bu bağımsızlığa yakışır olarak vatandaşa ve yabancı sermayeye güven verilecek açıklamalarda bulunmalıdır ki bağımsızlığın bir anlamı olsun bağımsızlık ülke ekonomisine fayda versin.

Yazar : Eymen Koç


Etiketler : bağımsızlık | ekonomi | güven | merkez bankası | siyasi irade | tutarlılık |