top-logo

17 Şaban 1440

İnsana Dair Şeyler

İnsana Dair Şeyler

Çağımızın en mühim hastalığı olan ben bilirim hastalığı adeta bir kanser gibi hızla yayılıyor. Herkes bir konuda uzman, hatta bir kaç konuda uzman, o her şeyi bilir, üstündür. Peki gerçekten öyle midir?

İnsan ‘Eşref-i mahlukattır’, yani yaratılmışların en şereflisidir. Tabi ki de kendini önemli hissedecek. Allah insana değer verip bir imtihana tabi tutmuş, yani sorumluluk vermiştir çünkü. Bir çiçeğe bir böceğe değil, insana. Zaten sorunumuz da bu tanım ya da kavram değil, bunun içini doldurabilmektir. İnsanoğlu eşref-i mahlukat olduğunu kabul etmiş durumda zaten, bundan gurur da duyuyor; ama bunun için çaba sarfetmiyor. Halbuki insan eşrefi mahlukat olmanın hakkını verse meleklerin bile ona gıpta edeceğinin farkında değil.

Güçlü olayım, kendime güveneyim derken bazı insani özelliklerimizi kaybediyoruz. Duygularımız olduğunu unutuyoruz, ya da şöyle diyeyim. ‘Duygularımızı kullanmaktan korkuyoruz.’  ‘Ne derler, ne düşünürler’ soruları kafamızı kurcalıyor. Bir şairin de dediği gibi

‘Ne derler acaba diye kahrolası bir put vardır.’

Tevazu kavramı unutulmaya yüz tutmuş durumda mesela. Mütevazı insan ‘aptal’ muamelesi görüyor. İnce düşünceli misin, kendinden önce diğerlerini mi düşünüyorsun, eşittir eziksin. ‘Dik olmalısın, ezilmemelisin, güçlü durmalısın’ aksi takdirde sonuç, ezilirsin. Aynı Darwin’in ‘Doğal seleksiyon teorisinde olduğu gibi. Yani ‘Dünyada güçlüler yaşar. Güçsüzler haklı dahi olsa yaşama hakkı yoktur.’

Çocuklarımıza da bunu empoze etmiyor muyuz? ‘Ezilme sakın o sana vurduysa sen de vur, ağlama, güçlü dur’ Ağlamak dedik de bundan bile utanan varlıklar haline geldik. Erkekler ağlamaz diye ne idüğü belirsiz bir sözümüz vardır bilirsiniz.

Vefâ kavramı..

Kimse kimsenin derdiyle hemhâl olmuyor artık, miş gibi görünüyor en fazla. Bir ‘amaaan kendi kaybeder’ lere kurban ediyoruz nice dostluklarımızı. Çünkü ben haklıyım, ben bilirim, ben silerim, ben ben ben.

Affetmek..

Tabiri caizse kimse kimsenin gözünün yaşına bakmıyor artık. O kadar üstün kişilikleriz ki kimse bize yanlış yapamaz, yapan cezalandırılır, asla affedilmez, daha ileri boyutu intikamlar, falanlar filanlar. Peki ‘Bana tevbe edin, tevbenizi kabul edeyim’ diyen Rabbimizin bu sözünü hiç mi dikkate almıyoruz. İşte insanoğlu yine kibrine yenik düşüyor.

Rabbimiz bize eşrefi mahlukat demiş ama diğer taraftan bu vasıflara hâiz olamadığımızda en kötü mertebe olan ‘Esfele safilîn’ yani aşağıların aşağısı mertebesine ineceğimizi de belirtmiş. Yani seçim bizlerin.

Büşra Coşkun

Yazar : Büşra Coşkun


Etiketler : affetmek | eşref-i mahlukat | insan | vefa |