top-logo

17 Şaban 1440

Batının ikinci 11 Eylül’ü

Batının ikinci 11 Eylül’ü

Bugün oturdum ve 13 Kasım Cuma Günü Paris’te meydana gelen saldırılarla ilgili yazılan haberleri inceledim. Özelliklede Fransız Liderlerinin açıklamalarını tekrar okudum. Bu açıklamalarda Fransa’nın saldırılardan sonra izleyeceği yolla ilgili ipuçları aradım. Peki,ne mi buldum? 11 Eylül’ü. Saldırıların hemen ardından Fransa Cumhurbaşkanı Hollande saldırıyı savaş nedeni olarak tanımlayarak gayet açık olmuş. Fransa Başbakanı Manuel Valls ise saldırıların Suriye’den planlandığını teröristlerin tekrar saldırıda bulunabileceğini, Fransa’nın yıllarca terör tehdidi altında yaşamak zorunda kalacağını, daha vahşi saldırılara hazırlıklı olunması gerektiğini ifade ederek hem halkına korku salmış hem de hedef olarak Suriye’yi göstermiş bulunuyor. Fransa dış işleri bakanı ise Rakka’da DAEŞ’ e karşı saldırı düzenleme kararının politik olduğunu ve Fransa’nın artık atak ve aktif olması gerektiğini söyleyerek biz aslında masumduk ve iyi niyetliydik ama can damarımıza bastılar, onlar bir saldırdıysa biz de iki saldıracağız demiş. ABD CIA Başkanı ise DAEŞ in hazırladığı tek operasyonun bu olmadığını düşünüyorum diyerek Fransız yetkililerinin yaktığı korku ateşini alevlendirmiş. Obama ise G-20zirvesinde konuşmasıyla, büyük ağabey rolünü oynamış. Demiş ki sizi sürüm sürüm süründüreceğim, DAEŞ i basınıza daha fazla bela edeceğim ondan sonra göreceğim sizi tıpış tıpış geliyor musunuz gelmiyor musunuz kapıma. O vakit gelince de eh düşünürüm Suriye’ye asker göndermeyi, keyfim bilir ha Suriye’ye girersem de şimdiden söyleyeyim de yerimi edeyim öyle Suriye beni kesmez farzı misal Yemen gibi ülkelere de terör sıçrarsa karışmam demiş.Tüm bu çıkarımları bana düşündüren konuşmasının bir kısmını aynen yazıyorum;  “Diyelim ki 50 bin askeri Suriye’ye gönderdik, o zaman Yemen’de bir terör saldırısı olduğu zaman ne yapacağız? Yani, bir stratejinin sürdürülebilmesi gerekiyor. Bizim stratejimiz IŞİD’i hedef almak, kapasitesini kısıtlamak, Suriyeli, Iraklı ve Kürt güçleri desteklemektir, işte takip etmemiz gereken strateji budur.”

Doğrusu liderler bize söylenecek söz bırakmamış. Biz savaş  istersek sebebini de yaratırız demişler. Siz halklarda kim oluyorsunuz iki bomba patlatır dünyanın metropol kentlerinden birinde saldırılar planlar ve sizi korkudan tirtir titretiriz mecbursunuz savaşı desteklemeye demişler. Bu masalın sadece tekerlemesiydi. Kahramanlarımız asıl şimdi çıkıyor yolculuklarına. Peki sonları da masallardaki gibi olur mu? Tabi ki hayır. Tekerlemesinde bile bu kadar vahşet varken sonu sizce de açık değil mi?

Peki 11 Eylül Saldırısı sonrası ne olmuştu? Hollande gibi Bush’ta saldırıdan sonra  “Ya bizdensiniz, ya onlardan” açıklamasıyla savaş çığırtkanlığına başlamıştı.

Siyasi tarih kitaplarında anlatıldığı gibi 1991 Sovyetlerin dağılmasıyla sonlanan soğuk savaş dönemini takiben hali hazırda yaşadığımız korku  dönemi yaratıldı. Ve bu korku Döneminin planlayıcıları ve kurucuları, “Batı Medeniyeti!”nin tam da kendisi olup, vazgeçilmezleri ise İslam ile algıda özleştirdikleri terör örgütleridir.

Figen Karahan

Yazar : Figen Karahan


Etiketler : 11 Eylül | Amerika | DAEŞ | Figen Karahan | Fransa | Paris | Rusya |